Tam on beş dakikadır izliyorum onları,
Kur yaparken erkek kedi, dişiye,
Diyor ki dişi, erkeğine;
‘Önce kulaklarıma fısıldamalısın aşk sözlerini,
Beni ne çok sevdiğini,
İstediğini,
İnanmadıklarıyla bahşedecek gücü kalmayınca
Tüm inanmadıklarına inanmış gibi mi yapmalı insan?
Oynamalı mı oyunu
Oyunbaz mı olmalı
Onlar sadece güzel diyorlar bana
Şimdilik, buruk bir gülümseme bıraktım size
Bileysiz hançerlerini sırtımdan saplayan herkese
Beni aşkla zehirleyenlere
En çok, seviyorum diye öldürenlere
Buz olan, ne bilsin su gibi akmayı
Su olmayan, ne bilsin gaz olup uçmayı
Özlem SABA
Soğuk değil hüznün kesiyor gülüşünü çiçeğim
Kurtar ellerini geçmişinden
Vedalaş
Boşuna yaşanmadı onca acı
Yine bir yangın düşer içime
Gecenin en ıssız saatlerinde
Sızlar yaram en yorgun yerinden
Ne dilde söz
Ne gözde fer kalmıştır
mum ışığında söylenirdi süslü sözler.
sözde şiirler,
fakat, ay ışığında yaşanırdı
yaşanılası ne varsa...
biliyordu kadın!
...Uçmak için ayaklarıma vurulan zincirleri kırmam gerekiyor
Ve bunu başaramıyorsam
Ben o ayaklardan vazgeçmeyi de bilirim
Özlem SABA
Basit seviyorsunuz
Ve istiyorsunuz ki
Üç işlemde hesabı kapatalım
Olmaz öyle
Kapılar açılır ve kapılar kapanır yüzümüze
Bir kapı sevdaysa, diğer kapı ihanettir
Heves de geçer bir gün
Yetmez olur insan insana
Zaman ilaç mıdır, körük müdür yoksa sevdalara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!