Ne kadar çok uzak varsa
İşte o kadar uzağa gitmek istiyorum
Sabit fikirlerinizden
Sevgisiz yüreklerinizden
Kötülüklerinizden
Siz hiçbir İnsanı ayağa kalkarak sevdiniz mi
Düğmelerinizi çözerek değil
İlikleyerek önünde
Siz hiç iki büklüm sevdiniz mi birini
Bir yerlerden başlayabilmeli insan.
O kadar çok anlatacak şeyim var ki
Ama ılık bir esinti,
Sessiz bir sarhoşluk var başımda
İnsanı biraz suspus
Sizinle derdi olanın, aslında derdi kendiyledir
Benim derdim hiç kimseyle değildi
Her zaman kendimleydi
Bir şey olmuşsa olmuştur
Gün doğarken Meğri'de,
Çekilir Tanrılar tapınaklarına Smyrna'da
Ve ayağa kalkar koskoca bir Gündüz,
Gecenin görünmez aşıklarına!..
Geldim
Gördüm
Ve gidiyorum
Hiçbir şeyin vitrini mutfaktaki gibi değilmiş
Öğrendim
Çok açtım sofrana geldiğimde.
Sen elimi kaşığa uzatmadan beni doyuruverdin.
Sende verme hevesi vardı.
Bende açlık.
Cinayet mahallinde unutulmuş
Ceset gibiydim yokluğunda
Soğuktu
Üşüyordum
Hiç kimse üstümü örtmüyordu
saçlarına çiçek takan kızın çiçekleri soldu.
aynı anda gök yarıldı,
okyanuslar parçalandı,
Tanrının merhameti çekildi yer yüzünden.
ve o geldi...
Yüzümü dönüyorum rüzgara.
Gittiğin diyarlardan kokun gelir mi diye bana.
Ama yalancı her şey gibi rüzgâr da!
Ne kadar canımı yaksa da,
Asi fırtınalara saklamıştım ben seni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!