Özgür Köktürk Şiirleri - Şair Özgür Köktürk

Özgür Köktürk

Her aklıma düştüğünde küskün gözlerin
Ölüme meydan okuyan direncim azalır
Yok olur içten içe
Yâr olur kara toprak
Islak ıslak
Düşer ecelin pençesine sevgilerim

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Sarıp sarmalanmış bir karanlık şarkısı
Dilime dolandı umarsızca
Ne gecenin yankısı kaldı
Ne de umutsuzluğu haykıran düşler
Mavi bir çocuk gülüşü geldi
Yeşilliğine sardı bozkırların

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Mayısın yüzü vuruyor güneşe
Güneşte yeni bir iklimin muştusu
Emeğe, aşka ve sevdaya ait
Yazılacak her şiirin her dizesi...

01.05.2017

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Eskiyen izlere takılır bakışlarım
Yeni yollar arar durmadan...

Geçen yılların hüzünlerini salarım
Gökyüzünün mavi boşluğuna
Mavilik kararınca aniden

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Zaman bir sevda yangınına gebedir içimizde
Ömrümüzün örgüsünü nakışlar ilmik ilmik
Gün doğar bir bakışta bazen
Bazen bir sıcak dost selamını getirir rüzgâr...

Her yerde vardır adı kardeşliğin

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Karşılıksız sevmek gerek
Bir köpeği sevindirmek
Bir çocuğu güldürmek
Ve rüzgâra karşı durmak dolu dizgin
Umudu bugünden alıp
Yarınlara vermek...

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Eskidi mabetler, yıprandı duvarlar
Geceye savruldu suskun yürekler
Bir masaldı pamuk prensesler
Kurt adamları fark etmedi cüceler

Gizlenir kimliklerin ardına

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Kırık bir sevdanın
Ezik hüzünlerinin gölgesi bu dizeler
Sana biriktirdiğim
Hep ihanet kokusu
Hep öfke buğusu
Hep suçlu imgeler...

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Her gece yarısı içimde
Fırtınalarla savrulursun
Nedeni belli değil gibi
Sen gibi bir şey
Senin sevdan gibi...

Devamını Oku
Özgür Köktürk

Bütün yorgunluğumu bir kenara atıp, yeni hayalleri unuttuktan sonra başlamalıydı açılacak ilk sayfaya yazılacak ilk harf. Neyse ki imdadıma yetişen gölgem oldu yalnızca, beynimdeki muhtelif fikirleri yargılayıp hükmedecek.

Sorular, sorular, hep sorular… Hep açılımı karmaşık sorular. Ve karıştıkça karmaşıklaşan. Ve cevabını kendinde bulan. Aramayan, sormayan, bildiğini bile bile kendini sorgulamayan değil ama! Belki susarak, belki haykırarak, belki çığlıklar atarak, renklerde efsaneleşen hayatları yudumlayarak belki, belki de güneşin yanılgılarına yaslanarak. Ama aç, ama susuz, ama zavallı değil. Sır olmuş günün ortasında, gecede yahut alacakaranlıkta. Ve çıkmamış gizlendiği asfalt çamuru zifti karanlıktan….

Yığınla soru işaretleri var beynimin içinde. Ve her soru işareti bir ünleme dönüşüyor. Aşk gibi, hayat gibi, umut gibi... Neyi arıyorum kendimde ve kendimde bulduğum ne? Bir yağmur damlası ne anlatmak ister inceliğinde ve sağanakta? Kimi ıslatır, kime rahmet getirir? Gözyaşından tek farkı tuz oranı mı?

Devamını Oku