Zaman bir sevda yangınına gebedir içimizde
Ömrümüzün örgüsünü nakışlar ilmik ilmik
Gün doğar bir bakışta bazen
Bazen bir sıcak dost selamını getirir rüzgâr...
Her yerde vardır adı kardeşliğin
Eskidi mabetler, yıprandı duvarlar
Geceye savruldu suskun yürekler
Bir masaldı pamuk prensesler
Kurt adamları fark etmedi cüceler
Gizlenir kimliklerin ardına
Kırık bir sevdanın
Ezik hüzünlerinin gölgesi bu dizeler
Sana biriktirdiğim
Hep ihanet kokusu
Hep öfke buğusu
Hep suçlu imgeler...
Yeni gün olmasın sayfalarımda
Kırık şarkımla gideyim
Ağarmasın şafak sabahlarıma
Gecenin koyusunda kalayım
Gülüşüm sönerken duadaklarımda
Eskiyen izlere takılır bakışlarım
Yeni yollar arar durmadan...
Geçen yılların hüzünlerini salarım
Gökyüzünün mavi boşluğuna
Mavilik kararınca aniden
Açlıkta, yoklukta
Sıcakta, soğukta
Buğdayda, başakta
Hep sen varsın
Sabah ayazında
Geceye esir edersin düşlerini
Düşlerin sonsuzluğuna savrulursun
Bir hiç olur bir gün sevdan
Sevdanın hiçliğinde kaybolursun
Her anı sürükler gizleri
Hissediyorum gidişini
Ayak seslerini duyar gibiyim
Bir utkuya hazırlanırcasına
Heyecanlı ve sabırsız...
Seni beklese yüreğim
Ecelin çığlığı kulaklarımda
Yankıları beynimin kıvrımlarında
Uzat ellerini demiyorum artık
Ellerim kabir sıcaklığında
Usul usul gözlerim kapanıyor
Bir kısrak değil
Tay gibisin
Okşadıkça sever gibiyim
Sürdükçe yeşil kırlara
Savurur gibisin yeleni




-
Yakup Palut
-
Ayla Selçukoğlu
Tüm YorumlarSevgili Özgür Kökturk abim. Sevgilerimle, inanıyorum ki yüz yıl sonra okuyacak insanlara güzel mesajlar verdin. Tanıştığımız için memnun oldum.
Bir gelinciğin kanayan gülümseyişi olsun bu yaşında senin hayatına sunulan kırmızı el....Neden el,deme sakın.O el dokunacak sana sıcacık ve şevkatli.Mevlamın hakkı için tüm karanlık yanlarını ağartacak bir şafak lezzetinde ve yumacak gözlerini senin ağladığın gözlerden....Sen bu yaşında bu elle veda ...