Boğuyor kelimeler ruhumu
Akıp giden ömür süzgecinde
Bir çiğnem ceset artığı umudum
Sevdam, bulutsuz yağmur karasında
Dilsiz darağacında uzar sözler
Neden hayat bize oynar bu oyunu
Ne ister, ne verir, ne alır
Kimi gelir geçer bir ömür sürer
Kimi hüzünlerin gölgesinde büyür
Kim nereden gelir nereye gider
Cağaloğlu Yokuşu'ndan Bab-ı Âli'ye varalım
Yürüyelim, yorulalım, soluklanalım hattâ
Ömür dediğimiz iki nefes arası
Yaşadık zannettiğimiz bu alemde
Ne kadarız
Ne kadar varız?
Ya sen böyle nereye
Sessiz, sedasız
Habersiz
Konuşmadan bir kelime
Bakmadan gözlerime
Nereye gidiyorsun
Gecenin karanlık anında sabaha yaklaşırım
Adımlarım titrek, sıkılgan ve telaşlı
Gün kokuyor parmaklarımda buruşan izmarit
Küllerimi geceye savuruyor...
Düşlerim edilgen olmadı hiç bir zaman
Açlıkta, yoklukta
Sıcakta, soğukta
Buğdayda, başakta
Hep sen varsın
Sabah ayazında
Geceye esir edersin düşlerini
Düşlerin sonsuzluğuna savrulursun
Bir hiç olur bir gün sevdan
Sevdanın hiçliğinde kaybolursun
Her anı sürükler gizleri
Yeni gün olmasın sayfalarımda
Kırık şarkımla gideyim
Ağarmasın şafak sabahlarıma
Gecenin koyusunda kalayım
Gülüşüm sönerken duadaklarımda
Hissediyorum gidişini
Ayak seslerini duyar gibiyim
Bir utkuya hazırlanırcasına
Heyecanlı ve sabırsız...
Seni beklese yüreğim
Ecelin çığlığı kulaklarımda
Yankıları beynimin kıvrımlarında
Uzat ellerini demiyorum artık
Ellerim kabir sıcaklığında
Usul usul gözlerim kapanıyor




-
Yakup Palut
-
Ayla Selçukoğlu
Tüm YorumlarSevgili Özgür Kökturk abim. Sevgilerimle, inanıyorum ki yüz yıl sonra okuyacak insanlara güzel mesajlar verdin. Tanıştığımız için memnun oldum.
Bir gelinciğin kanayan gülümseyişi olsun bu yaşında senin hayatına sunulan kırmızı el....Neden el,deme sakın.O el dokunacak sana sıcacık ve şevkatli.Mevlamın hakkı için tüm karanlık yanlarını ağartacak bir şafak lezzetinde ve yumacak gözlerini senin ağladığın gözlerden....Sen bu yaşında bu elle veda ...