el ele tutuşup
aşarız zoru
dudaktan öpüşüp
çözeriz soru
dağı yamaçları
gözleri savunmasız
dalardı hüznüne
yalardı yalnızlığı
yaşa boğulurdu erkenden
doluştukça içeri
taşa düşünce gölge
rengi derinliğinde
bire başkaca bölge
yengi serinliğinde
söyle
söylesen
taş uyansa
başına düşer mi
her balyoz yiyişinde
taş olduğunu bilir mi
yorgun düşen toprakta
kolum kelepçeli say
ayağımda pranga
yüreğimde acı hüzün
geçtikten sonrası
sabahta geçti
gün boylu boyunca
uzunca fasulye sırığı gibi
güneşten düşen
bin bir paça ezgi
tatlı bir ezgi
o kadar değil
gözlerime görünen
düş sonrasında
denizlerde sürünen
sustu yüreğim
sessizliğince uzu kumulları sevecek
yar dil tutan sözü tamuları gevecek
tepetaklak inince kamuları ivecek
söylese kime uyar tatlı düş etkisine
uzağında toprağın uyanışına bakıp
süremlerin hüznü değil
yüzümü yalayıp geçen
nedir bizi parçalayan
lokma lokma yutulmalar
gözümde kızarıklıklar




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu