gölgesi de yanında
yüzünde ki gizemin
esrik bir in anında
cin gibi fırlar emin
sopadan ye bilirsin
sopadan ye bilirsin gölgesi de yanında
ister adam delirsin yüzünde ki gizemin
ardından da gelirsin esrik bir in anında
bu dayı başı emin cin gibi fırlar emin
gecenin teni boya andız kokusu baydı
yılgınlığını katıp
bayılmalısın yine
dalgınlığını atıp
sayılmalısın yine
gidip gelmeden
derdini dereden
çocukluğumuzun sesleri
çocukluğumuzun sesleri
yer gök tutmuş
tıpkı martı
tıpkı kırlangıç
tıpkı üveyiklerin çığlığı
yalvarmaktasın
yalınayak toprakta
çocukluğuna
susmuyorsa sözüne
körüne körsen
gökyüzüne savurdum
çocukluğuma düştün
gün yüzüne kavurdum
çocukluğuma döştün
zaman dediği çayda
neydi öncesi yokluğun kol gezdiği
değiş tokuşlar
ya da büyükten küçüğe devredilen
kitabımız çantamız bodiyemiz
dizi yamalıklı pontur
yoklarım güneşinde
dolduğu gün eşinde
hıçkırığından tüner
güvercinler peşinde
geçen yolculuğunda
kahkaha gibi hıçkırarak
çiğinime çekerek omzumu
ağlamak yoruyordu düşü
gözlerimize barut kokusu
ince kara kuru tenimizde
çocukluğu bilmeden
ne çabuk geldi geçti
düşlerinden ilmeden
ne kabuk deldi geçti
sıyrıldığım zamanda




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu