mayısın keskin ve yanıksı kokusunda
sızıladı burnumun direği
unutmuşum
epeydir almamışım
günün kargaşasına dalmamışım
uyur gibiyim şimdi
gizem değildi
başakların sesi
yalansızdı kavrulurken
sertleşmişti tanesi
soluğunda diş çürüğü gelir
solmuş fotoğraf
zaman hali perişan
tozundadır raf
yok fazlaya karışan
eksilmiş kare
mecnun gibi sevseydim
kerem gibi yansaydım
özleminden deseydim
çocuk olup kansaydım
adın düşmez dilimden
yürekten yüreğe
çizilen en güzel yol
mektuplardı
gelince koynumuzda saklardık
yazılmıyor mu
sokak ışırken
kuytuda korkunç düşü
gün ısıtırken
kaç tene teri değer
yol boyuna sür
dilimi burdu tadı
dökmeden onu çaya
nedense homurdandı
kesildi dolunaya
çekirdeği çıtlar dibinde
maviye koyulduk aktık
gökte açabilseydin yüreğini
ilk kez söylenen küfür gibi
dal orta etseydin dallamadan
gözlerinden akabilseydin
mavi koyuldu geceye düşen kara
yağmurla üşür de yüreğinden düşür
seninle vardı şimdi kokuyor özlem
ay bulut candan yürüdüğün yol aşır
düşlerin çokça iliklerine işler
çifte dize arasından
değil elbet yaşandığı
iki izin karasından
dara gelir boşandığı
çöker katran karası gece
ışığınla yumulur gözleri




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu