neydi öncesi yokluğun kol gezdiği
değiş tokuşlar
ya da büyükten küçüğe devredilen
kitabımız çantamız bodiyemiz
dizi yamalıklı pontur
suskunum
tutkunum
zümrüt karası gözlerin
yıldız ışıldayan saçların
fesleğen gibiydi gülüşün
kıl ağırlığında
yumulup açılıyor
kırlangıçlar
toprakta göç başlangıçlar
ardına düşmüş sincap kovalıyor
çoğu kitapta
parmak izi bıraktı
tuzlanmış umut
gözyaşınla bir aktı
kaç şehirdesin
çok şey değişti
bize veren eller titrerken
alan eller coştu
zam üstüne zam sağanakladı
hüzne boyanmış
neyzenin neyinde dem
süzülüyorum
ayaklar sürgün
tin yorgun kum çıplacık
söz bitmeden saklanır
çok mu erken demeden
gönüllerden aklanır
çok mu erken demeden
el üstünde taşınmaz
yatakta kirliyse çarşaf
gün olur yıkanır
muzip diline düşerse çarşaf
söz olur tıkanır
dile dolunca sözü
dumanlı başı
bitmez tükenmez kışı
bahar telaşı
doyumsuz güzelliğin
doyumsuz tazeliğin
çöken karanlık
dünkünden farklı
ay doğmamış henüz
uyuduğu yerde mi kalmış
bulut kaplamış göğü




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu