veresiye kapanmış sanıyordum
kara kaplı defterlerden
ayağının altında eziliyordu yol
tonlarca ağırlığında
çiledikçe çiseli yağmur gözleri
İstanbul’u düşün geçip gitmeden
dağında taşında kurban dolunca
hıçkırığından çok zehir etmeden
geceden ağlayan çaban solunca
melekler kahrolur uçarak kaçar
geçip karşıma sordum
çattım kaşlardan öyle
kara gönlümü yordum
attım taşlardan şöyle
günde olsun karışma
henüz gencecik
tanımadan önceydi
mutluluğunda
güneşle parlıyordu
sonrası sevdi
yapsam yıkılır
engel misin beyaza
dalgalar gelir
kum kaleler denize
adın bambaşka
geçiyorken uğradım
gölgende tuşlanan im
elime kan doğradım
ülgende hoşlanan çim
saz bağlıyordu usta
sana dokunmak
uzanmak isteyen
elim
ulaşmak isteyen
ayağım
sevdiğim tez gelesin
geceyi kim boyardı
karanlık inadına
uykudan mı kayardı
çığırtkanın adına
hüküm sürüyor gibi
geceye inat
yürüdüğüm sokağı
tanıyamadım
yollar olmuş sakağı
adım sonrası
geceyi kaça bölsem
her parçasında yeli
peşi sıradır gelsem
görürsünüz teyeli
çığlığında kimlerin




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu