güzle düşe yaprağa
cemre düşe toprağa
beyaza büründü yer
zor gidiyor durağa
gelincik alındayım
gözlerinde
yakamozlanan ışıklar
yok olurken
yüreğinde kıpırtılarda
çoğalıyor kıpırtılarım
yaprak dökümünle yeşillik vadi
bin kere ah etsen değer canına
pancar sökümünle gelirse hadi
bin kere ah etsen değer canına
burgacında yaşar hayatına hep
uzakta muska dağlar
davulun sesinden hoş
karanlıktan mı ağlar
el ölüsü uyur koş
yaklaş kalabalığa
köy
gece
içinde
karanlığın
içinden evler
şafak aydınlığı
koğuşta ibram ali
duman içinde kalır
hayret adamlar deli
baca yok kapı alır
kovulacak gibiydi
inatçındır üstelik
gelir erkenci gece
verseydi buselik
ihtiyar genci gece
örselendiğine yan
parlaya çiçek rengi dağı taşı düz edip
sağa sola kaydırın kafama koca kazan
ince daldan ahengi çarpıyor gibi bazen
görmeyeni saydırın ardına düşen yedip
gelincikten alından güneş dolar avuca
özlem alında değer dünyam bize edecek
gülümsesen yetecek düşünebilsek azcık
gitme salında meğer barış gölü yedecek
gülümsesen yetecek düşünebilsek azcık
arada bir sorduğun insan kokusu sinsin
bir şeyler iletmek istediğimde
saçaklarında buz sarkıtır evin
karmakarışığın gösterdiğimde
çoğalır sıkıntın dağdağa devin
pencerede neden gözleyenleri




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu