töhmet altında ırmaklar bulanırken
gece katında sessizce dolanırken
çimen kokulu baharlara soludum
kent kalabalık karışıp ulanırken
kanadı buzlu poyraza gıcımasın
tarlada bahçede
su boylarında
şehrin orta yerlerinde
boyunu gösterip karanlığa karışıyor
akı karası
yağan yağmurun
bir kırılışı vardı
gözüme kaçan
bereket toz toprağın
çizgisinde yaprağın
önce böyle değildim
alnımda yol çizgiler
salkımsöğüt eğildim
yanımda dol çizgiler
yağdı türkü söyledi
bakışından buğun eridi bitti
çirkinliğine mi heves edecek
akışında kuğun sürüdü gitti
çirkinliğine mi heves edecek
gece karasına saçın tarardı
çıtlık ağacın durur
gece yangınlarına
yücel angınlarına
sevi üşür kudurur
ayak direr tanıdık
uslanmazsa uslanmasın cezadan
fark dediğin kırka çıksa neylersin
kendisinden sorulmadan ezadan
çark dediği çırka çıksa neylersin
gözlerden kör melek sanır cadını
çıkmaz sokağı çıkar
yolun sonuna değin
yıkmaz bukağı yıkar
dörtnala gidiş yeğin
çulunla ürkütmeyin
sevse miydi doyası
yalansa olmalıydım
çıkmaz gönül boyası
alansa dolmalıydım
yatağında gür ırmak
gülden gelen kokusu
çilesinde demlenmiş
sevgisinden dokusu
özlerinde nemlenmiş
çilesinde demlenmiş




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu