Benim mutluluğa açılan pencerem gözlerimdir
İki dünya konmuştur sanki yüzüme iki yuvarlak gözbebeğiyle
Her sabah sayısız güzellik bulurum gözümün önünde
Bir gün daha büyümüş yavruma günaydın diyebilmek
Sıcak bir çay içebilmek, birazda peynir ekmek
Komşuyla sabah kahvesi içebilmek
Kadın;
Geçmiş yüklü kollarını göğe açıp
Savurdu rüzgara, ne varsa mazisinden
Yemiş yüklü dallar gibi dolup taşmak için
Çıplak yüreğine bekletti baharı
Yeniden sürgün vermek için…
Ardından yazdıklarımı
Anlattıklarımı, anlatamadıklarımı saklayan kıvranan cümlelerimi
Senli günleri, sensizliği, bir varmış bir yokmuş misali yaşadığım aşkı
Tatlı düşlerden kabuslara dönen gecelerimi
İçimi boğan ne varsa yani şimdi
Yazdığım sayfaları okusa edebiyat ehli biri
Hayatın içinde insanlar tanıdım;
sevdim.
İçinde hayat olan insanlar tanıdım birde;
daha çok sevdim.
Şimdi biz ayrıldık öyle mi? Buna kim karar verdi? Ben ayrıldım mı bakalım senden?
Öyle ha deyince olmuyo haha desende olmuyo.
Beni kimler istedi sen biliyomusun? Aslında bende bilmiyorum. Tamam beni kimse istemediydi ama ya isteseydi? Sen beni çok ararsın çok. Hele ben kapsama alanı dışına çıkam biraz, meraktan kudur hele.
Öle yok öle öküz öldü ortaklık bitti felan. Sen daha ölmedin ki.
Değil öküz gergedan ölse ben dimedimmi bitmez bu mesele.
Ben frenchli tırnaklarımla kurdum bu yuvayı be. Saçımı süpürge etmedim mi röflelerden senin için.
Ceylan gözlüm diye seviyorum seni,
Gitme özlemin kurşun yarası olur diyorum.
Bilir misin aslında
Ne ceylan görmüşlüğüm var ne kurşun yemişliğim.
Ama sanıyorum ki, ceylan görse kıskanır gözlerini,
Sanıyorum ki gidersen yokluğun kurşuna dizer beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!