İHLAS SURESİ
En kısa surelerden biri İçinde İhlas kelimesi geçmez.
İKİ DAMLA GÖZYAŞI
Özlemle gurbetlerde tükettik bunca yaşı,
Hayattan bize kalan iki damla gözyaşı.
İMAN VE KÜFÜRDE SINIR (Hazreti Vahşi)
İman öyle bir sırdır ki, kalbe girmeden esrarı çözülmüyor. Kalbe girmesi de her zaman kolay olmuyor. Bazen insanın dünyalar kadar hata ve günah bataklığına saplanıp, tam ebedi bir hayatını mahvedeceği anda, Rabbimin hidayeti ile yüreklere nakşediliyor. Yüreğe giren bir katre iman ise, kendisini insan hayatında güzellik, sevap, hayır ve hasenatla gösteriyor.
Küfür öyle bir karanlık ki; her bir günah insan kalbinde kara bir leke oluşturup, insan yüreğini katran haline dönüştürüyor. Buna inat ve ısrarı eklediniz mi? Katran kuyusuna daldırıyor insanı. Debelendikçe battığının farkına varamıyor maalesef. Ta boğazına kadar katran yükselince, ona uzatılacak ele sarılmayı akıl edenler; hem dünyasını hem de ahretini kurtarıyorlar.
Küfür ile iman arasında gidip-gelen; küfür bataklığında iken yapmadığı günah kalmayan, hatta Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Amcası Hz. Hamza’yı (RA) şehit eden, Uhud savaşını hüzne boğan ve sonunda hidayetle şereflenip, kalan ömrünü bu uğurda harcayan, savaştan savaşa, gazadan gazaya koşan bir Sahabeden söz etmek istiyorum. Herhalde kimden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Hz. Vahşi’den (RA) bahsediyorum.
O bize hayatıyla şöyle bir mesaj veriyor.
İMRENİRİM
İmrenirim Ashabın sabır sadakatine,
Bin başım feda olsun, Kur’an hakikatine.
İNADINA YENİK DÜŞENLER
Vahyin Mekke sokaklarında inanan Mü’minlerin gönüllerine ulvi bir serinlik verirken, Kur’an hakikatleri de rahmet olup yüreklerde yeşillenmekte, maruz kaldıkları tüm sıkıntıları da bu aşk ile bertararaf etmekteydiler.
Mü’minlerin bu rahatlığı o dönem müşrikleri hayli rahatsız etmekte, bu dinin gelişmesini ve yayılması engellemek için akla hayale gelmeyen tedbirlere baş vurmadalardı.
Kur’an’ın söylemleri karşısında aciz kalanlar, “Haydi siz de bütün tanrılarınızı da yanınıza alarak bir suresini; olmadı bir ayetini meydana getirin” meydan okumasına karşılık, çaresiz kalmışlardır. Bu çaeesizlik onları saldırıya geçirmiş, söze güç yettiremeyenler, güç ile sözü etkisiz haline getirmeye başlarlar. İslam tarihi bu zulmün misalleri ile doludur.
Birde Peygamberlik vasfını Hz. Muhammed’e yakıştırımayanlar var ki. Ben dururken oda kim oluyormuş. Elçilik görevi gelse gelse ya bana, ya da benim gibi bir iki kişiye gelmesi gerekir. Muhammed gibi bir öksüze, bir yetime, malı ve gücü olmayan birine niye gelsin diyen birileri hep olmuştu.
İşte bunlardan bir tanesi de Velid Bin Mugire idi. Zenginliği dillere destandı. Hem Mekke hem de Taif’te ciddi mal varlığı vardı. Evlatları, atları, zinetleri hasılı dünya için ne gerekiyorsa Velid’de mevcuttu. Bunun yanında o günün enteli idi. Şiirden anlar, sihiri bilir, sözü geçer, lafı dinlenir birisiydi Mekke’de. Ama neden ona gelmemişti Peygamberlik. Bekliyorlardı zaten. Mekke halkının ekserisi ona geleceğini umuyordu.
İNCİR
Kur’an’da methedilen nimetlerdendir incir,
Nimete şükretmesen bil ki Melekler incir.
İNFİTAR SURESİ
Adını ilk ayetinden alıyor. İNFİTAR: Bir çekirdeği yarıp içindeki potansiyeli ortaya çıkarmak manasına geliyor. FATIR: Yarıp çıkaran, ortaya çıkaran demek. Mekkidir. “Naziat” ile “İnşikak” sureleri arasına denk gelir. Boykot dönemi öncesi, nübüvvetin 5 veya 6, yılına tekabül eder. Konusu: son saat, kıyamet ve ahiret. Ey insanoğlu! Hesabı verilebilecek bir hayat yaşa.
1. ES SEMA tekil geldiğinde uzay diye çevrilebilir. Uzay çatlayan bir çekirdek gibi çatladığında. Filiz niçin çatlar, yeryüzüne çıkmak için.
2. Gezegenler serpilip saçıldığında
3. 4. “Basul badel mevt” mahşer başlıyor.
İNSAN OLMAK
Ne engin gibi yüce bir dost bulabilirsin,
Nede dağ gibi vakur, insan olabilirsin.
İNSAN SURESİ
Adı mahlûkat ağacının tohumu hem de meyvesi olan insan. Allah bir sureyi insana hediye etmiş. Ne muhteşem. Medeni olduğunu söyleyen âlimlerimiz de var. Mekki olduğunu söyleyenlerde. Mekki olması daha muhtemel. Konusu: insan iradesinin belirleyiciliğini ele veriyor. İnsanın iradeli bir mahlûk oluşu. İradesini kullanınca insanın insan oluşu.
1. ”İns” görünen varlık, Ünsiyetten gelirse ilişki kurabilen varlık. Karşılığı “cin”dir. Cin uzağı, ins yakını temsil eder. İnsan iradeyi hilşafet görevi olarak aldı. İyiyi, doğruyu, güzeli meleke haline getirdiği zaman insandır. DEHR: uzun zaman demek. İnsan bu zaman içerisinde gelişerek aşamaları içerir.
2. Sınava tabi tutmak için işitme ve görmeye ihtiyacı var. Bu iradeye, irade de öğrenmeye delalet eder.
3. 4. (İnkârı tercih edenler için) SAĞİR: kışkırtılmış ateş. Kışkırtan olmasa tutuşmayacak. İnsan amelleri ile onu kışkırtıyor.
İNŞİKAK SURESİ
Adını ilk ayetinden alıyor. “Yarılma, parçalanma” anlamına geliyor. Mekkidir. Vahyin 7 veya 8, yılına tekabül eder. Boykot yıllarına. Konusu: Bu kâinatın, bu hayatın bir de ötesi var. Dünyanın birde ruhu var. İster istemez Rabbine yol alacaksın. Ne yaparsan yap yolun sonu Allah’a çıkıyor diyor bu sure.
1. ES SEMA: tekil geldiği için uzayı ifade etse gerek. Göklerin tamamı şerha şerha yarıldığı zaman. Burada bozuluş ifade ediliyor. Yani son saat.
2. Rabbinin emrine kulak verecek ve boyun eğecek. Rabbinin emrinden kaçması mümkün olmayacak.
3. Sanki burada yeryüzü büyük bir mahkeme salonu için tümü yekpare bir şekle bürünür.




-
İdris Akmetin
-
Ümit Özger
Tüm YorumlarYığın yığın olsa da,dağlar kadar günahım,
Senin şanındandır af,affet bizi Allah’ım.
Yüreğiniz dert görmesin.Dualarınız kabul olsun.
Neredeyse bir yıl olacak siz benim bir şiirime lutfedip görüş bildireli. Utanarak itiraf ediyorum ki şiirlerinizi okumaya bugün başladım. Antolojiye eskisi kadar sık uğrayamıyorum. Okuduğum iki şiiriniz diğerlerinin de çok güzel olduğunun habercisi. Allah nasip ederse hepsini okuyacağım. Selamlar...