Osman Erdoğmuş Şiirleri - Şair Osman Erd ...

Osman Erdoğmuş

AŞKA

Sadece huyun değil, bakışlarında başka,
Sana bir haller olmuş, kalbin düşünce aşka.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

AKAN KANDA BOĞULMAYALIM
Sevgili dostlar. Biliyorsunuz ki Suriye’de insanlık dramı yaşanmakta. İktidarlarını koruma uğruna elinden gelen zulmü ardına bırakmayan, bu uğurda genç-ihtiyar, kadın-erkek, çocuk- bebek demeden bombalarla katledilen binler masum insan var. Katillik konusunda babasına rahmet okutacak bir canavarla karşı karşıya insanlık.
Ne Birleşmiş Milletlerden ne Avrupa Birliğinden ne Amerika Birleşik Devletlerinden ne de İslam Ülkelerinin çoğundan ciddi manada bir ses, bir seda yükselmekte. Adeta sus-pus olmuşlar katliamı seyretmekteler. Belki de içlerinden oh olsun demekteler.
Bu insanlık dramına sessiz kalmak, insani duygularımızın silindiği, felce uğradığı, yüreğimizdeki sevgi ve merhametin tükenmişliğinin göstergesidir.
Türkiye yine elinden geleni yapmak için çırpınıyor. Bir masumun kanı yere düşmesin diye, mazlumların feryadı arşı inletmesin diye kendini parçalıyor. Gerek Kızılay gerek İHH ve gerek değişik yardım organizasyonları ile hiç değilse yaralılara, hastalara, çocuklara ve bir vesile ile hala hayatta kalanlara umut olmak için. Rabbim elbette “Zerre miktarı yapılan iyiliğinde, zerre miktarı yapılan kötülüğünde karşılığını verecek.”
Bugün Facebook’ta dolaşan bir yazı var. Bu yazıya cevap vermeden geçemeyeceğim. Yazı aynen şöyle. " Vazifem gereği sekiz yılı aşkın bir süredir İstanbul ve Tahran arasında gidip gelen birisiyim. Ayın yarısı orada yarısı burada gibi. İstanbul'daki evimde izlediğim televizyon kanallarında Suriye rejiminin bombaladığı okulda parçalanan çocukların görüntülerini görüyor ardından yorumcuların o sünni çocukları vahşice katledenler üzerine yaptıkları yorumları izliyorum. Bir Sünni Türk olarak lanet olsun bu vahşete diyorum. Sonra Tahran'a gidiyorum. Bu sefer orada akşam haberlerini izliyorum. El-Kaide veyahut İşid benzeri Sünnilerin (?) yakaladıkları Şiileri nasıl işkence ile öldürdüklerini izliyorum (sansürsüz) . Canlı canlı kalbini sökmelerden tutunuz ateşte kızarta kızarta yakarak öldürmelere kadar. Kurbanların yalvarmaları, çığlıkları tüylerimi diken diken ediyor. Bir İran'lı ve de bir şii olarak bunları izlesem ne yapardım diye empati kurmaya çalışıyorum. Çıldırıyorum ve aynı laneti burada da haykırıyorum. Buna kalp mi dayanır, asab mı dayanır? Bu karşılıklı ekran okumalarımdan vereceğim örneklerin sayısını yüzlere çıkarabilirim. Ama dostlar durun bir dakika, ortada bir gariplik var. Ne buradaki medya o haberi ve ne oradaki medya buradaki haberi göstermiyor. Herkes kendi mezhebine karşı yapılanları gösteriyor ama kendinden olanların yaptıklarını sansürlüyor. Halklar tek taraf gösterilerek kandırılıyorlar." Prof.Dr. MAHMUT EROL KILIÇ (Marmara İlahiyat Fakültesi)

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

AMEL VE İMAN


Amel, imana ayna, ahirete semere,
Kur’an ahlakı ise, götürüyor Kevser’e.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

AMMA


NEFS
Hep o çıkar karşıma ölüp ölüp dirilsem,
İnsandan kaçmak kolay kendimden kaçabilsem.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş



AKLINDAN ÇIKARMA

Niçin geldin bu dünyaya,
Aklından çıkarma sakın.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

ALAK SURESİ

Mekkidir. Adını ikinci ayetinden alır. 5 ayeti ilk inen ayetlerdir.

Vahiy; Allah insanla konuşmaya başladığında başladı. Vahiy bir gök sofrasıydı insanlığın ruhlarının önüne rabbimiz tarafından serildi acıkan ruhlar doysun diye, insan yolunu bulsun diye, kâinatın göz bebeğine çöp batmasın, kâinatın göz bebeği kör olmasın diye.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

ALA SURESİ

Mekkidir. İsmini ilk ayetinden alır.

En yüce, tek yüce, biricik yüce manalarına gelir.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

ALDANMAK

Öyle bir nefsim var ki, güç kendinde sanıyor,
Dünya benimdir diyor, hâlbuki aldanıyor.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

ALİ İMRAN SURESİ
Adını 33. Ayetinden geçen bir aileden alır. Ali İmran’da İmran Ailesi demektir. İmran, Hz. İsa’nın anne tarafından dedesi. Medenidir. İlk 83 ayeti hicretin 9. Yılında Necran Hristiyanlarının Medine’yi ziyaretleri sırasında indiği söylenir. Bu yıl “elçiler yılı” olarak ünlenmiştir. Necranlı Hristiyanlar 64 kişilik bir ekip kurarlar ve İslam’ı araştırmak için Medine’ye gelirler. Tartışmayı genelde Hz. İsa’nın üzerinden yaparlar. Bu heyetin içerisinde de bir fikir birliği yoktur. Kimisi Hz. İsa’yı ilah, kimisi oğul, kimisi teslis iddiasındaydılar. Tartışma sonucu Kur’an karşısında söyleyecek söz bulamazlar. İslam’a davet eder Peygamberimiz ona da razı olmazlar. O zaman “mülaane”ye davet eder Resulullah. Yani “kim hak üzerindeyse, hak üzerinde olmayana Allah’ın lanetini dileyelim” denir. Necranlıların içerisinde bir heyet arkadaşlarını bundan vaz geçirirler. Çünkü Resulullah’ın peygamber olduğunu çok iyi bilenler vardı. Bu heyet ibadetlerini Peygamber Mescidinde eda ederler. İslam devletinin otoritesini kabul ederler ve bu ziyaret son bulur.
Bu surenin muhtevası Hristiyanlaşma diyeceğimiz bir temayüle karşı, Müslümanları uyarmak üzere gelmiştir. Bakara Suresi Müslümanları Yahudileşme tehlikesine karşı uyarıyordu. Hristiyanlar Peygamberlerini ilahlaştırırken İncil’deki birtakım kelimeleri, birtakım cümleleri yanlış yorumlayarak ilahlaştırdılar.
1. Bir yoruma göre bu harfler “Ey insanlar, elinizde tuttuğunuz bu metin, Allah’ın size hitap ettiği bu metin işte gördüğünüz bu harflerden oluşmuştur. Bakın Allah size harflerden oluşan bir metin içerisinde ebedi mesajını bildirmektedir” anlamına gelir. Hz. Ebubekir “Her kitabın bir sırrı vardır, bir gizemi vardır, bir şifresi, bir anahtarı vardır. Kur’an’ın şifresi, gizemi, anahtarı da bu harflerdir.
2. Allah’ı tanıtarak giriyor. İlahi kimliğe ait bilgiler veriyor bize. Kendisinden başka ilah olmayan Allah. Kimdir? Hayatın ve varlığın kaynağıdır, dayanağıdır. Bu bir kimliktir. Allah’ı dinlerken, Allah’ın sözlerine muhatap olurken, sıradan bir sözmüş gibi davranmayın. Unutmayın sizi muhatap alan, size söz söyleyen, şu anda sizinle diyaloga giren zat, sizin varlığınızın da kaynağıdır, dayanağıdır.
3. Tevrat: İbranicede Tora kelimesinden türeyen bu kelime “kanun” manasına gelir. İncil, Yunancada “müjde” anlamına gelir. Hz. İsa’ya verilen mesajdır.

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

AL KALEMİ AL ELİNE

Ne var ne yok yazmak için,
Al kalemi al eline.
Kötülere kızmak için,
Al kalemi al eline.

Devamını Oku