Mah-ı ceylanım mah-ı mecazımsın
Her halden ötürü sana ayanım
İki cihanda ruha sen lazımsın
Türküler türküler benim beyanım
*****
Gecenin mahlası zülüften ne'ce
Ahûzarım gönül taşını yedim
Bir adını yazamadım nankörün
Her mısrada hasret söyledim
Bir adını yazamadım nankörün
*******
İster töre de ister dünya hali
Teselli vermiyor yıllar yıllara
Yorulmuş bir başın âhı böyledir
Titriyorsa hâsret şu yağan kara
Erimek mi için için böyledir.
Ne başladı bitti ne yandı söndü
Nevbetine ümit düşer hasretin
Her seherde açar güller gelemem
Karanlığa ay gibidir suretin
Nihale hayranım lakin gelemem
İnsan yaşar yaşar insan ruhuyla
Hasrete mahsus şebrengi kamerim
Bir kördüğüm gibi gönül kemerim
Nice âlem olsa yine sen derim
Dünyadır serabım can benim değil
Mahlûkat içinde mana aramak
Kanını kemiren bir ince sükût
Sorma neden niçin çatlar yumruğun.
Tarifin olmaz ne ateş ne barut
Sorma neden niçin çatlar yumruğun.
****
Yıllara değirmen kurmuş ırmaklar
Sokak cadde kara kara düşündü
Manşetlerde zebra eti helalmiş
Eski radikaller pek yaman döndü
Manşetlerde zebra eti helalmiş
Üç harfli rantiye yağ un ve şeker
İşte nal işte mıh ayran çarşısı
Kdv ötv’yi unuttu vekil tüccarı
Bunları tartmaz adamlık tartısı
Köşeleri döndü vekil tüccarı
*******
Faturada kaleme ne yazalım
Baharda tomurcuk hâsrete düşer
Münzevî çöllere yağamıyorum
Müheyyâ gönüller derûndan küser
Güller yanağına yağamıyorum.
Takvimden düşen her hatır suâlim
Ne bir göz ne de bir el bilsin seni
Mehtap suretiyle sende tutulur.
Bir afeti beyza ölüm buseni
Afallar dilim bir sende tutulur.
****
Niyazım müheyya gönlüde saklı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!