Seçilmiş manifestocularla
el ilanları dağıtılmakta,
can koridorlarının tam ortasında.
neyin ne olduğunu bilmeden,
iki can asılmakta bir yürek yontusunda
ve konuşmaktalar içten içe, göz göze.
dinç kalkmak için mevsimine bahar,
yatmalıydı artık kış uykusuna.
'hoş geldin' demeliydi kapısını çalan,
Tüterken uçup gider ya duman
Özlemlere boğulurum gideceğin an
Yan sevgilim bana yan
Aşk kokuyor her yan.
________________bilmezsin…
Seni çizdim gözyaşımla bu gece geceye
Her karesi yıldızdandı perçem saçların...
Seni yükledim denklemsiz bilmeceye
Yüreğime dokundu kalem kaşların...
Zılgıt yedim usulca düşen hüznünden
Vazgeçmedim,sonu olmayan sorgularımdan
Karardım, usandım ben kendimden utandım
Ah! Sıyrılamadım karabasan korkularımdan
Kendimi unuttum da, yine seni unutamadım
Özlemini, bir bardak çayın deminde araladım
Cebimde uçurumlarını taşıdığım Şehir!
Ararken seni içimde, nereye bassam mayın!
Tutunamıyorum, ellerim sana nasır
Güzelliğinden başka hiç bir yerine …
Seni hep gözyaşımın içinde sakladım
Tutabilmek için seni
Ah içimin kaçkın şehri Istanbul ah!
Kimseler yokken ne güzel eyleşiyorduk
Bilmiyorlardı ki seninle ne güzel sevişiyorduk
Dedim ya,
Ah içimin kaçkın şehri Istanbul ah! .
Şu huzur ne kadar kusursuz
Huzur; insanlardan huzursuz
Bu makam ki Rabb'in huzuru
Ah bu kul nasıl da şuursuz.
it üreyecek, kervan yürüyecek
mutlaka bir gün hesap görülecek
bu devran böylemi kalır sanırsın
hele gün gelsin bak nasılda sürülecek
kına yakamayacaksın ellerine




-
Ali Bozkurt Niyazlar
Tüm Yorumlarterkeden terketsin
sen kendinden nereye gidersin
ıssız olsa da sen olan yerler
sen olan yerler ancak sana gelirler
yıkılsa da kalem kalkar bir gün
kim giderse gitsin doğar yeni bir gün