O kırları ovaları dağları
Geçirdiğim o en güzel çağları
İçindeki üzümüyle bağları
Özlüyorum, özlüyorum
Evde sıcak tüten sobamı
Sil gözlerinin yaşını meleğim
Gözlerinin incileri sende kalsın
Sende kalsın kalbinin pırıltıları
Batan güneşler sende uyansın
Rüzgara karşı mı duruyordum?
Bağrıma kazılmış bir siperde?
Uzakta bir köpek mi uluyordu?
Rüzgar sesi miydi esen her yerde?
Oysa sipere kazılan benim
Ağlayan yağmur, esen rüzgar
Memleketimden haber mi var?
Yorulup dolanıp düşünce kar
Siz de mi bitip kapandınız yollar?
Odumdan, ocağımdan uzaktayım
Heves uçucudur derlerdi gelip geçen
Zamanınsa su gibi aktığını gördüm ben
Şu sızı geçmiş gibi geldiyse de bana
Hep yokladı yaşam boyu derinden
O kadar alıngan değildir dedim kendime
Dayanmalıydı gelen günlere
Gülümsemeliydi geçen dünlere
Denedim söz geçiremedim kalbime
O kadar kırılgan değildir dedim kendime
Bir dal sürgün veriyor yeşil vadide
Yağmur bin bir bereket yağıyor ağaçlar el çırparken
Bir yaşam yeşerip filizleniyor doğan günde
Tabiat uyanıp da gelen bahar için kalkarken
Memleket bir sürgün daha veriyor yeşil vadide
Bir yudum sevgi damlası kadehimde
Sıcaklığının yumuşaklığında gönlüm
Aşkımızın tümcesi kazılı kaderimde
Ömrünün kare köküne gömülü ömrüm
Rüzgar gülü hafifliğinde salınır kalbim
Derinliğinde gizlisin yamaçların
Yıldızlar gözlerinde çok farklılar
Ay ışığı parlayan siyah saçların
Göremediğim karanlıkta saklılar
İnci taneleri akıtırken göz yaşların
Herkesin bir sevgilisi varmış
Bana ne!
Benimkisi yegane,
Bir tane.
Evli evine köylü köyüne
Sevgilisi olmayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!