Bu sevda aklımı baştan alalı
Bir hırçın denizim deli dalgalı
Bir Yunus ol göğsü pul pul kınalı
Gözlerime birer birer dal bu gün
İç çekelim kör düğümlü yollara
Yüklemiş sevdanın, aşkın yükünü,
İki gider, bir de durur bu kervan.
Sağa, sola bel verse de aldanma!
Serin bir su başı arar bu kervan!
Kurban olam yürüdüğü yoluna
Yolda beyazlar allar
Kınalıdır ak eller
Hanımlar mendil sallar
Beyler omuz omuza
Burası Anadolu
Yaban kazlarıyla kuzeyden geldim
Flamingolarla güneyden geldim
Cennet atlarıyla doğudan geldim
Beni bir kıyıda öldü mü sandın
Dipsiz denizlerden derinden geldim
Var her işin zor olanı
Kılmak kolay düz namazı
Olduysan bir şark yılanı
Neye yarar diz namazı
Edebiyat edep yahu!
O gece nasıl da aşk ile sızdık
iki insan değil iki yıldızdık
Mağlup kahramanlar kadar yalnızdık
Körpe goncaların açtığı yerde...
Düştük çimenlere vurulmuş gibi,
Bitti bir rüyâ gibi Lâleli’de sonbahar;
Gitti o ince hâyal, savrulup yağarken kar..
Gitti... Meçhul bir ufka efsunlu bir giz gibi,
Gitti. Samanyoluna akan bir yşıldız gibi...
Bakışırdık bir kızla
Yaramız sardık tuzla
Bir idi dışımızla
İçimiz bre Reis
Çıktık nice yangından
Yağmurdum, kar oldum, doluya döndüm.
Çınardım, kurudum çalıya döndüm.
Kendini kandıran akıllar görüp
Ben canı gönülden deliye döndüm.
Ne ömürler sürdüm günler içinde,
Senden yana bende bir coşkun ırmak akardı
Köprülerim atılmış, setlerim yıkık şimdi
Her bahar ilk şimşekler göğsümüzde çakardı
Kırılmış güller gibi, boynumuz bükük şimdi
Seyfi Kadeşim,
Sen doğuştan şairsin. Aman kendini harcama. Berceste mısralar senin kaleminde..
Mahir Ünlü