Gün yeni doğuyor, vakit çok erken
Dünyayı başıma yıkma be ölüm!
Çiçekler açarken, bahar gelirken
Beni durduk yerde yakma be ölüm
Ümidim olsa da derdim dermansız
Nev sâlik-i nev tarh-ı cünûn digeriz biz...
Çün tirkeş-i pür tir vatan derseferiz biz... (şeyh Galip)
Artık su gibi berrak, rüzgâr kadar hürüz biz.
Öyle bil ki her akşam hasretle ölürüz biz.
Alçı taşı demişler,
Gemiyle götürmüşler.
Hamallık yapmış dedem,
Yükü nedir bilmeden…
Oysa, Anadolu’nun,
Dilenmedim din adına,
Kin gütmedim kan adına,
İnadına, inadına,
İnadına yaşadım ben!
İsimleri sildim ama,
Uçup uçup konamayan,
Kör bir kuştur, kördür aşkım.
Ne sınır, ne yasak tanır,
Bulut bulut hürdür aşkım.
Gerçek öğretmenler ki;
Yükselmek için yıldızlara,
Omuzlarına bastığımız devler!
Okullar;
Arka kapıdan boşluğa,
Sorma buralarda ne işimiz var!
Tuna boylarında Aliş’imiz var!
Yemen Türküsü’ne ağlayışımız,
Nasrettin Hoca’ya gülüşümüz var! ...
“Alı var” diyorlar “kırmızı güle”
Tepelerden kanlı aylar doğardı
Dev ömürler bir namluya sığardı
Saçlarımız bir gecede ağardı
Sizler o günleri bilemezsiniz
Eğilirde yıldızları içerdik
ÖLMESİN KARADENİZ!
Karadeniz karaydı,
Fakat solgun değildi.
Kim seni yaraladı?
Kim değerini bildi?
(Kerem Özdemir tarafından bestelendi. Aynı beste Mahzun Kırmızıgül’ün ve diğer sanatçıların okuduğu Ağlama Sen şarkısında kullanılıyor.)
Senin için dağlar aştım, çöllerde kaldım!
Özgürlüğün türküsünü ben senden aldım!
Dalgalan sen, dalgalan sen, nazlı bayrağım!
Solma sakın, al rengine kan veririm ben!
Seyfi Kadeşim,
Sen doğuştan şairsin. Aman kendini harcama. Berceste mısralar senin kaleminde..
Mahir Ünlü