Sensiz upuzun bir kelimenin kopuk heceleri gibiyim
Geceye şiir, gündüze türküyüm
Her halimle yarım kalmış öyküyüm
Yaralı bir ceylanın kaçışıydı
Ürkek bakışların
Avcı olmaya gönlüm razı gelmedi
Göğün yedi katında ellerimle yıldızları toplayıp yoluna sersem
Denizin en dibindeki istiridyeyi saçlarına taksam
Acı tebessümüne çare değildi
Sessizliğime gömülen çığlıklarımı
duymaya ihtiyacım vardı
Kimsenin duymak istemediği
yankısız küskün çığlıklarımı
Yol belirince kıyametin kıyısında
kıymete biniyor insan
Ses ver
Kör kuyuların yitik sessizliği
Düşene dost mu
Karanlığını çalan uzun geceler
Sevda
Yar mı yaramı derde düşene
Bana adaletten bahsediyorsun ya
Etme
Sevdayı elinde bir teraziyle tartarsın
Bilmezsin
Hududu yok sevmenin
Beklemekten yorgun düşen gözleri
Söyle bana söz dinlemez İpe sapa gelmez yüreğim
Sevdinde ne oldu
Kavruk güneşlere serdin umutlarını
İçin için yandın, sönmek nedir bilmedin
Diline kilit, ayağına pranga vurdun kendi elinle
Sustun geceler boyu kahır dolu yalnızlığına
Cam kırıklarıdan hayat bulan
Zoraki kabullenişlere yenik
Bir günlük saltanat için ömürlük esaret
Sana olan sevgim
Cam kırıklarıdan hayat bulan
Zoraki kabullenişlere yenik
Bir günlük saltanat için ömürlük esaret
Sana olan sevgim
Hüzünle çizilmiş kaderim
Günbegün büyüyen kederim
Sevgiyi ifade etmeye süslü güzel sözcüklere ne hacet.
Gözlerimin içine bak ve gülümse
Aydınlığa kavuşsun bütün karanlıklar
Çiçek açsın her yanım.
Vur deyince öldürmek gibi
Bir huyu vardı
Aşkınada yansırdı bu
Öleceğimi bilsem yine dizlerinde uyurdum
Yaralarının sızısı derindendi
O anlatmazdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!