Yıllardır ismini heceledim,
sol serçe parmağımı öptüm uyurken ve uyanırken.
Uçuk kaçık hayallere teslim oldum,
Kavga etim, güldüm,
seninle,
Sen adımı unutmuş, beni hiç olmamış saymışsın.
Son demi bu
Başını sonunu düşünmeden üşenmeden
Her davetine gelişim.
Fütursuz, sorgusuz
İlmik ilmik nakış nakış
Yüzünü parmak ucuyla ezberleyişim
Söndürmeyin ışıkları
Bırakın dünya dönsün olduğu üzre
Bozmayın ahengini
Dört mevsim yedi iklim gökkuşağı yedi renk
Deniz mavi, i orman yeşil kalsın
kirletmeyin
Son gülenin iyi güldüğü bir dünyadan
Gülüşleri yüzünde solan insanlara evrildik
Düzen hep mi bozuktu
Yoksa bizmi ayak uyduramaz olduk hiçbir şeye
Kırık bir sandalye
Sayfaları yırtık kitap
Çakmağım ve sigaram
Senden geriye kalan.
Hasretinden öpüyorum canım
Kederli bir annenin elleriyle yoğrulmuş
Sorgu melekleri
Çıkın kafamın içinden
İnsanlardan bir insanım bende
Omuzlarımdan fısıldayın kanayan vicdanıma
Sevmek helal, dokunmak haram
Kırın Kalbimde putlaştırdığım sızıyı
Sorun, seni sevmemde değildi
Seni iliklerime kadar, sırılsıklam seviyordum
Bir gün görmesem, ömrümden bin yıl giderdi
Sorun, kafamda yaratılan, dayatılan doğrularımdı
O doğrular ikimizede yaramazdı
Ne yaparsam yapayım ikimizi ayırır
Gelişinle yağmur yağar bu şehre
Gidişinle enkaza döner sokaklar evler
Köksöktüren yalnızlığın kederinde
Sabrın yorulduğu noktaya vardım
Şiir gözlerin
Şiir jüznün, kederin
Söz meclisten dışarıya atıldığından beri
Kimseye üzerine alınacak bir şey kalmadı
Herkes haklı, herkes şikayetçi başkasından
Aynaya yansıyan başkasının yüzü
Başkasının görüntüsü
Suskun gecelerin sabırlı
Bir o kadar yalnız müdavimiyim
Lâl kesilmiş çaresizlik yuva yapmış içimde
Yaşadığım her şey ağzımda büyür, konuşamam
Dönüp baktığım her aynada bir yüzüm var
Kiminde hüzün, kiminde dalgın uzaklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!