Şiir ince ruhlu insanların sanatıdır.
Sineleri har, kalpleri yar olanların.
Zamanla anlıyor insan
Şiir yazmanın yeterli olmadığını
Maharet şiir gibi yaşamakta
Mum dibine ışık verecek mesela
Terzi söküğünü dikecek
Öğreneceksin
Ben şiir okumasını bilmem
Yazarım
Başımda senden kalma kavak yelleri
Suskun gecelerin el etek çekilmiş yalnızlığıyım
Nereye dönsem, orada hüzün yumuklanır
Ateş sarmış sonsuz vadilerimi
Sıkı bir yumruk gibisin Göğsümün kafesinde yutkunamadığım
Ağlamaya halim, unutmaya gücüm yok
Sustukça
İçimde şehirler boşalır
Issız sokaklara döner bedenim
Ruhumda harlanan ateş
Neye dokunsa yakar
Ten yanar, can kavrulur
Sitem dolu satırlar karalıyorum sana bu aralar,
Aklıma mukayyet olsun diye kalbimi avuçlarına bıraktım.
Beyaz bir gelinlik içinde sen
Gelinliğinle gittin
Avuçlarında kalbim
Ardınsıra aklım.
Taze söğüt dalından aşka gülen gözler
Ne güzel hikaye duyda inanma
Öyle ya samanlık iki gönüle seyrandı
Yastığın taş, altın çamur olsada
Bense
Marazlı bir Sevdanın yalancı şahidiyim
Yüzünde solgun güllerin çaresizliği var
Kurutup saklasam kitap aralarında
Şiirler yazsam dokunduğun her bir satıra
Adını heceleyerek uyusam yokluğunda
Varlığınla uyansam doğan güneşe
Yüzünde kuru yapraklar uçuşur her mevsim
Kısık sesle şiir kusmak gibi
Bazen sevmelerim.
Özlesem bana, unutsam sana zul yazacak vicdanı mahşerim
Kavuşabilseydik
Ben şair, sen şiir olurdun
Ne kuytu bir köşe kalırdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!