Bilmezler
Onlar taşın kanununu
Rüzgarların kimin için estiğini
Eşyanın tabiatında niçin kaybolup gittiklerini
Bilmezler
Sadece bir teselli
Siyah ile beyaz ne kadar karşıttır birbirine
Siyahın içinde beyaz, beyazın içinde siyah
Hiç mi yakışmaz bir resme?
Güneşin arkasında bir yel istemez kimse
Fakat o sıcağın içindeki buhranı
Bir hafif yel dağıtmaz mı serince?
Utanmadan konuşan
Savaşları başlatan
Maskeleri düşünce kaçan
Kulislere bayılan
Gerçeklerden rahatsız olan
Hak namına haksızlık yapan
Sizin olsun siyasetiniz
Sizin olsun gösterişiniz
Sizin olsun paranız
Sizin olsun malınız
Sizin olsun mülkünüz
Sizin olsun makamınız
Sevmek istiyorum en heyecanlı duygularla
Kayalıkların başında oturmak enginleri düşlemek
Engelleri aşarak yok olmak istiyorum
Aynı göğün altında onunla
Sarhoş olmak istiyorum zil zurna
Göklerden şarap yağsın
Ne ayırdım ne kayırdım ömrümce insanları
Tuttum fırlattım bana lazım gelmeyen hakikatı
Narı ayvadan ayırmadım hiç
Ağlasamda gülsemde sevemedim ayrılıkları
Bin parçaya bölünmüş yüreklerde
Rahatı kaçmış karganın
Uzun kavakların gölgesinde
Yatarken ölüler gibi
Yediği peynirler gelmiş aklına
Ansızın
Görmez olmuş gözleri
Bastırınca akşam
Sevdaya kesmiş rüzgar
İçini eriten duylar
Kaçıyorsun kendinden
Unutmak istiyorsun
Tüm ağırlığını
Aşık der ki sev seni seveni
Sevebilmek onurdur bil değerini
Ah alma sakın bil kendini
Vicdansız yüreğin cehennemdir yeri.
Bazen...
Bir hevesle başlar her şey
Bir ateşle...
Bir bakarsın her şey kül oluverir
Hayatın yanar gözlerinin önünde
Ama yanmasına izin verirsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!