Optik Körlüğü Şiiri - Ahmet Demir Hakperest

Ahmet Demir Hakperest
27

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Optik Körlüğü

Gelemedim ben, güçsüzlüğü konuşalım
Ama bilirsin gözlerde gizlidir ruhum!
Bitsin ömür,bırak tehdidi hadi gel!
Korkuyorum diye kaçmadım hiç kavgadan.
Sustuklarım azdır,ağzım yayvan benim
Ruhum kafeste, başka cehennem mi var?
Burasından kötüsüne atılmaksa kaderim,
Paltomdan önce atılırım kurşuna ve mezara.
Mezarda zorluk mu var,ışık ver!
Yatayım içine,lakayt bir gülücükler.
Lambalar varken mezarlık mı var?

Eksik kalmak senden,nutkum tutulur, anlatamam.
Sen bunu karanlıktan gayrı mi saydin?
Ben senden seken bir saçmadan vuruldum.
Ne vurulmaydı ama!
Her yerimi vursan ancak öperdi beni kurşunların ama kurşun sesi kesildi sonra
İşte o zaman vurulmak sessizmiş öğrendim.
Kan akmıyor, daha kötüsü var!
Lambalar sönünce kan mı var?
Tamam, sana yüklemek hadsiz olsun günahımı,
Bir eşeğin sırtına koydum bile, hazırdır semeri.
Ya eğeri sen baştan koymuşsundur sen ya da semeri
Yine gelir kapında durur her yüklenen,
Şimdi yürüdü mü o bizim eşek sahiden?
Yürüyormuş gibi gözükmesi mi yanıltacak beni?

Çarkıfelekler ve zindanda arkadaşım bukalemun,
Hepsi ayrı sesten güler buna.
Burası birine bir oda diğerine iki öbürü sayar üç
Kafama patlıyor kalbime bıraksam panik ataklar.
Çarkın fevaranı gözlerden uzak
Kapılmak çarkına, benim sıkılmaz vazifem
Böyledir tabiatım semercim sag ola.
Ama bilirdim, ustamdan hayaldi bunlar
Yüzüme serin bir suydu ustam,yarama ilaç
Ustam seni bilirdi, ben büyüklerimi yaştan bilmem
Öğrenmekle yanan içime gururlu bir bakıştır büyüklerim.
Ama ustam onların mahallesinde büyümemiş,
bilirdim, ustamdan ruhum tezgahı açken gösterdi
Susuz görür de vahayı, aç görmez mi sanıyorsun?
Hayaldi eşek ve yük ve eşya
İçimde koşan atlar şahittir acıma.
Annemin sabahları gözümden aldığı bin içtima
Muharebeme şahittir benim,iftiracılar bilmez bunu.
Zehirdir arkadaşlarım bana
Hepsine yoktur panzerhir heybembe
Ama ustam eczacıdır benim ustam arkadaşımdır
Ama ah şu üzerimin en çok giydiği ceset,
bir sana bir zehre vurgun.
İkisi de yüceltir beni ve vururlar yere
İkinci vurulmam budur, akmaz bundan da kan
Bir kurşun kaça bölünüm paylaşılsın?
Severdim hep paylaşmayı ve sıcaklığı
Şımartan atları seyis efendileri vardı
Suçu da paylaştıralım sevgi gibi
Safkan atlara çok düşsün!
Ama nalları sahte,kanmam
Ben bunlara kanmam !
Canıma kast kanatır beni, varsın kanasın!
Siz ve ben bilmeyiz birlikte.
Kusurludur benim gözüm,optikciler ölçsün de yazsın
Camlar, optikler ve ince kavrayış,
Kaç metre uzaklığı bilir ben bilmem
uzaktır düşlere ,ölçülü gözler,
Acı varmış gözümde kim bunu nereden anlıyor?
Korkulu düşler, tatlı hayaller:
Bunlar benim evim,
bunlardı çocuklukta elimde oyuncaklarım.
İkinci oyuncak da bir halusülasyon dehlizi
Şu çarkıfeleğin hipnozu,
midemi bulandırıyor. Dur, ne olur!
Midemdir, belayı getirdi hep
Var mı zaman gerçekten?
Getir o yanaklarıma şefkat rüzgarı ne olur
Sevindir ve sarhoş olayım,
Ayıkken çıkmaz paslı yüzüm ortaya
Çıksa da ayaklarım toydur yollara benim
Zaman ah o zaman nice kandırır gelinleri
Başı da sonu da kayıtla mukayyet
O zaman delilik baştan yazılmadı mı sere,
Nasıl kalınır ki uzak bunca tenden?
Hem yenildiysem ve yoksa ilacı,
Ağrıyı azaltmışlar o halde acıya yok çözüm
Korku ,zulüm ve farklı acıların ayrı cehennemleri
Buraları bilmez adam değilim
Evimin komşusudur buralar
Sinsidir acım arada evlerin camlarını dikizler
Bir kez baktım gözlerim yandı!
Korku yapişti değil mi yakama,
İtiraflarıma nerelerden başlamalıdır bilmem
Optikçiler karşı cephede ama fark etmezdi
Zaten rüyada bir o cephede bir öbür cephede
Hatta cepheleri yok ederdi desem daha müsait
Ama bu ceset tanımazlıktan gelirdi onu
Ve iğrençtir bu savaş, yeni talebelere
Devrimciysen aşağı süpürdüler seni ve korku...
Elleri ayakları kesiyor bu korku, bununla yalnızız biz
İntihar mi gerekli simdi yoksa tevbe mi?
Korkudur ve kaygıdır, bozuk gözüme.
Nasıl çalıştırılacağını bilmediğim bir alet artık beynim.
Doğduğumda verilen bütün çalisma kılavuzlari
Ancak leylek hikayesi kadar gercekciymiş,anladım.
Her şey bittiğindeki o uçurum yeni kapıdir anladım.
Hadi bir gidin de bakin aşagiya oradan
Orada ateşle demir dövülür ve tüm mücadele
Açmaz sana sonsuz bir kapı ama ya o esen şey
İşte o gecede olanlar neresinden anlatılsın?
rüyama bir sesti rüzgar mı dersin ,evet öyle.
Bir rüzgar böylesine mi tatlı?
Hiç görmediğim kadar kantarı ayarlı
Eski sevgili anıları oyun hamurudur artık bana
Ve bir de her şeyi sarmalayan gökyüzü
O tatlı rüzgar üçüncü vuruluşumdur.
Neydi sahi o kurşun, zırhlardan bile delerdi o
Ve kokusu adımı bile unutturan rahmet
Onu çocuklara sormak lazım ...
Körüme eczadır benim, yaralarıma heyet.


Ahmet Demir Hakperest
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 18:15:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!