Aşkı yüreğimin tam ortasına
Çiviyle çakmışsın, sökemiyorum!
Sen çarpmışsın hayat kaportasına
Düzeltemiyorum, bükemiyorum!
Gönlümü yeşerten Nil’i kurutup
Allah’ın Cemali’nin bir tecellisi!
Aşk gibi görünüyor, Rabb'in sevgisi.
Çıldırasıya sevdim, aşktan da öte!
Kulu sanki simgesi, bense delisi! ...
Gerçek aşkla mecaz aşklar yarışmaz!
O en saf sevgidir, kinle barışmaz!
En büyük sevgide en büyük nefret…
Allah sevgisine nefret karışmaz!
Aslı üzüm, incir, erik ezmesi…
Alkol mayasıyla anason ile
İmbikten geçerek başlar, gezmesi
Sona erer balık ve limon ile.
Onur BİLGE
Bu nasıl bir simadır ki gözlerimi alamamaktayım! Ya Rabbi! Ben seni her yerde ve her şeyde ararken, nurunu tek noktadan mı yansıtmaktasın ki O/Nur gözümü almakta ve o kutsal ışıktan başka bir şey göremez hale gelmekteyim! O/Nur, şavkıyla çevrede ne varsa yok etmekle kalmayıp görmeye çalıştığımı da setretmekte, çılgına dönmekteyim! O nerde? Evren nerde? Sen nerdesin? Bu nur nasıl bir nurdur ki yalbır yalbır dalgalandıkça yalnız gözümü değil, aklımı da almakta!
O nasıl bir nurdan merdivendir ki kulunu Rabbine ulaştırmıştır? O nasıl bir yaratılışla yaratılmıştır, o bakışlara ne denli keskinlik bahşedilmiştir ki O/nurları müşahede etmeye güç yetirebilmiştir? Onun için belki de beşeriyetten sıyrılıp melekleşmek gerekiyordu ve o seçilmiş kişi bunu başarabilmişti. Oysa Musa Aleyhisselam, dağdaki tecelliye bile güç yetirememiş, bayılıvermişti! Dağ o anda yerle bir olmuştu! .. Ayıldığında: “Sen Sübhan’sın, tövbe ettim, Sana döndüm ve ben inananların ilkiyim! ” demişti.
İbadettir, dua etmek, ayıp mı?
Neden açılmıyor Rabbe avuçlar?
Nimetleri talep etmek, kayıp mı?
Tövbeyle, duayla af olur, suçlar.
Boşuna arama; ben, bende yittim
Bedenimden çıktım, ruhu erittim.
Sınırları aşıp, sonsuza gittim
Ne yapsan, sen bana ulaşamazsın! ..
Ağzımı açmadan çatma kaşını
Sohbetin içine katma, yaşını!
Bir dinle, bir söyle, diyalog olsun
Arada sırada atma taşını!
Nasıl da k/andırır insan kendini
Nasıl da in/anmak ister
Çılgınca sevip sevildiğine
Dokunma aldanışlarına
Şüpheler içindeki zoraki keyfine
Sev/dalı d/alı
Buğday başak verir, orak pahalı
Bakarım gelmezsin, bekliyorum ben.
Ayak bileğine altın halhalı
Takarım, haydi gel, bekliyorum ben.
Pırlanta bilezik, yüzükler iste




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra