Onur Bilge Şiirleri - Şair Onur Bilge

Onur Bilge

…………………Çağın salgını
…………………Yuva yıkanı...
…………………Yakaladı mı
…………………Salmaz yakanı

Ne çabuk uyuma zamanı gelmiş?

Devamını Oku
Onur Bilge

Tek söz ümit verir:
'Ümmeti! .. Ümmeti! ..'
Cenneti gösterir
Onun şefaati!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Allah’ın güzel isimleri hakkında araştırma yaptıktan ve onları kapasitemize göre kavradıktan sonra Zati ve Subiti sıfatları hakkında da bilgi edinmemiz gerektiğini düşündük. Hepimiz onları iyi kötü biliyorduk ama derinliğine incelememiş, üzerinde çok düşünmemiştik. Onlarla ilgili kaynaklara başvurduk. Ön hazırlıktan sonra Virane’de, yine Define başkanlığında oturup konuştuk ve notlar aldık.

Bu akşam, aldığım notlara baktım. Sonra o bilgileri sıraya koydum. Kendi anlayışımı da ekleyerek bir bütün haline getirdim. Bu yazım da şu anda yazmakta olduğum notla birlikte klasörümde yerini almaya hazır.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Hayat, var oluşla yok oluş arasında biteviye devam ediyor, biri birine ekleniyor. Biri, diğeri için doğuyor, biri diğeriyle can buluyor.

Ne varsa yalan. Her şey bitimli... İnsan ölümlü... Kalıcı yalnız Allah! ..

Devamını Oku
Onur Bilge

Ya ben anlatım özürlüyüm
Ya sen anlatılmazsın.

Devamını Oku
Onur Bilge

Tüm gücümü yitirmişsem, uzaklaş
Bırak, tutunacak yer arasın, bakışlarım!
Tahammülüm kalmamış, gözlerine
Anla, beynime saplanmışsın!

Devamını Oku
Onur Bilge

Yürek, kan denizi; çekilir ağlar
Ağlarda ümitler, duygular ağlar.
Geride kalan; kan, kabuk, kum, çakıl...
Örümcek kurumuş, beyinde ağlar...

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Akşam dersindeydik. İkinci teneffüsten sonra kantinde buluşmuştuk. Hafif bir yağmur vardı. Açık kapıdan dışarıyı seyretmeye başladım. Bahçe duvarının üstündeki damlalar, cam kırıkları gibi rengârenk ışık saçıyordu. Tam karşıdaki beyaz apartmanın irin akan yüzüne altındaki dükkânın ışıkları vurmuş, benzine can gelmiş, yanakları pembeleşmişti. Arada kalan incir ağacının çıplak dalları ıslaktı. Tek yaprağı bile olmayan ağacın her yerinde, patlamak için havanın iyice ısınmasını bekleyen, gizlenen tomurcuklar, parmak uçlarında hayatta kalma ve olgunlaşma mücadelesinde olan meyveler, birbirlerine uzaktan bakıyorlardı. Anılarımdan annem sesleniyordu:

“İncir ağaçları kardeşin senin… Sakın onlara zarar verme! Dalını kırma! Yaprağına dahi dokunma! ”

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Beyaz giymeyi sevdiğim halde bazen başka renkler de çekiyor beni. Açık mavi, açık yeşil gibi… Bazen kahverengi, yeşil ve açık sarıyı bir araya getirmeyi tercih ediyorum. Doğada örnekleri olan renk uyumları… Kahverengi gövdeli yeşil ağaçlarda sarı, beyaz, kırmızı, pembe çiçekler… Masmavi denizde bembeyaz köpükler… Gökyüzünü süsleyen muhtelif renklerde bulutlar… Krem, bej, füme… Gri, her rengi dengeliyor.

İlhan, dün yeşil bir takım elbise giymişti. Bugün de aynısını giyer, muhtemelen. Ben de yeşil döpiyes giydim. İçine çok açık sarı bir buluz… Saçlarımı topladım. Ayakkabım ve çantam kahverengi… Şık olduğumu hissediyorum.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Virane de mahalle gibi kalabalıklaşmış ve ayağa kalkmıştı. Kara haber ne kadar çabuk yayılıveriyordu! Olay sıradan değildi. Sık sık rastlanan türden de değildi. Her duyan, haliyle etkileniyordu. Nasıl ve neden olduğu soruluyor, cevap alınamayınca tahminler başlıyordu. Adamcağız hakkında söylenenler bitmek tükenmek bilmiyor, herkes tarafından olayla ilgili ayrı bir senaryo yazılıyordu. Ne kadar duymak istemesem de çok yakınımda konuşuluyor, ister istemez kulak misafiri oluyordum. Aslında meraklı bir kızım. Öykü ve denemelerim için malzeme olacak şeylerdi bunlar ama aile içinde ve bir araya geldiğim arkadaşlarla daha çok dini konularda konuşmakta olduğumuz için gün geçtikçe günahtan daha çok çekinir olmuştum.

Güneş battı batacak… Akşam oluyordu. Herkes aynı hararetle olay hakkında konuşuyor, yorulmak nedir bilmiyordu! Bunun bir sebebi de dışarıdan gelenlerdi. Her gelen olay hakkında bir şeyler soruyor, bilinenler tekrarlanıp duruyordu. Akşamüstü Neşe gelmeseydi, kalkıp gidecektim. O, en yakın kız arkadaşım. Annesini kaybettiğinden beri daha da yakınlaştık. Kardeş gibi olduk.

Devamını Oku