Sordu bana; "Günler nasıl geçiyor?"
Bir efkar kapladı, sustu dillerim.
Zaman bir değirmen, ömrü biçiyor
Tütün tabakası oldu günlerim.
Eski defterlere sardım acımı,
Duman duman çektim her bir sancımı.
Gurbet ele verdim gönül tacımı,
Küllere karıştı dertli dünlerim.
Bir kağıt içine sığdı gençliğim,
Kayboldu huzurum, bitti dinçliğim.
Ateşle imtihan, budur seçtiğim,
Yandıkça savrulur umut simlerim.
Ciğerim kavrulur her nefesimde,
Bir ömür inliyor garip sesimde.
Yalnızlık hapsolmuş göğüs kafesimde,
Seni üflemekle biter demlerim.
Hangi gün, hangi ay, kaçıncı sene?
Hasretin mührünü vurdun sineme.
Sorma artık halim, bakma yüzüme;
Gözyaşıyla doldu boş olan yerim.
Sözün bittiği yer, daha ne deyim?
Ben kendi derdimin bükük beliyim.
Küllenmiş ocağın sönük yeliyim,
Boşluğa karışır sessiz ünlerim.
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 23:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!