???ömür Merdiveni???

Gülhatun Çakırlar Ruhumdan Şiirler 2
23

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

???ömür Merdiveni???

On beşinde dünya pembe bir rüya,
Güneş hep tepede, sönmezmiş güya.
Düşmeden bu ömür karanlık kuyuya,
Gönlün ufuklara baktığı yerdir.

​Koşarsın yorulmak nedir bilmeden,
Ağlamayı henüz öğrenemeden.
Acı kapıları gelip delmeden,
Sevdanın ateşi yaktığı yerdir.

​Yirmisinde dünya diz çöker sana,
Sığmazsın o vakit dar bir mekana.
İnanmazsın asla sonu olana,
Kanın damarlardan taştığı yerdir.

​Kader pençesini saklamış bekler,
Günlere eklenir taptaze günler.
Henüz duyulmamış dertli o ünler,
Aklın sınırlardan aştığı yerdir.

​Yirmi beş; bir eşik, bir ince sızı,
Yavaşça kaybolur gençliğin hızı.
Kışa selam verir ömrün al yazı,
Hüznün ruhumuza sızdığı yerdir.

​Hayaller gerçeğe çarpar da durur,
Yavaşça dökülür o eski gurur.
Zaman hançerini sırtına vurur,
Kaygının mezarın kazdığı yerdir.

​Otuzun kahrını sakladık serde,
Mutluluk dedikleri çekilmiş perde.
Hangi kapı çalsa, o eski yerde,
Hüznün nöbetini tuttuğu yerdir.

​Kırkın parıltısı koca bir yalan,
Zaman bir hırsızdır, gençliği çalan.
O eski neşeden geriye kalan,
Gönlün bir kenara yattığı yerdir.

​Yaşlanmak bir ışık, bir nur değildir,
Kendi kuyusuna doğru eğildir.
Giden gelmez artık, bu da dâhildir,
Toprağın hasreti tattığı yerdir.

​Eskiden her sese yürek vururdu,
Zaman bir akarsu, bir gün dururdu.
Meğer hayat bizi bura kururdu,
Gözün hayalleri yuttuğu yerdir.

​Aynadaki çehre tanımaz seni,
Zaman söküp almış taptaze teni.
Terk edip giderken eski meskeni,
Canın bu bedenden bıktığı yerdir.

​Eksiliyor dostlar, birer birer ah,
Ne bir ümit kaldı, ne de bir sabah.
Her giden bir parça kopardı eyvah,
Kederin pazarın sattığı yerdir.

​Keyif dedikleri bir anlık mola,
Hüsranla başladık her yeni yola.
Gözyaşı karışmış sağa ve sola,
Ömrün sel olup da aktığı yerdir.

​Kulaklar duymaz da sesler silinir,
Gönül kapıları sert kilitlenir.
İnsan yaşadıkça bin dertlenir,
Sözün boğazında bittiği yerdir.

​Ellerim titrerken kalem yorulur,
Coşan o duygular şimdi durulur.
Hesaplar en sessiz yerde sorulur,
Mizanın vicdanı tuttuğu yerdir.

​İkinci baharı kim neyler dostum?
Yıllara kırgınım, hayata küstüm.
Toprakla örüldü en sonki postum,
Baykuşun viranda öttüğü yerdir.

​Gençlik bir kuş gibi uçtu elimden,
Ancak bin hıçkırık kaldı dilinden.
Koparıldık artık hayat ilinden,
Gurbetin canına yettiği yerdir.

​Zaman; zalim bir el, boğazda düğüm,
Nerede o eski, şanlı gördüğüm?
Her gece bin parça olup öldüğüm,
Kabusun gerçeğe çattığı yerdir.

​Pencereden bakan artık hayalet,
Her yanım hüzünlü, her yer vasiyet.
Yaşlanmak dediğin ağır bir diyet,
Varlığın yokluğa gittiği yerdir.

​Ömür yaşın değil, acın kadardır,
Aldığın her nefes sana bir dardır.
Biliyorum, son durak beyaz kardır,
Yolların sessizce bittiği yerdir.

​Bitti bu yolculuk, söndü son çıra,
Ruhunu teslim et o sonsuz sırra.
Veda vakti geldi artık bu ara,
Geceyle gündüzün bittiği yerdir.

Gülhatun Çakırlar Ruhumdan Şiirler 2
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 01:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!