Boş bir masada çürüyen son çiçek
Nasıl hasretse güneş ve suya
Ben de hasretim işte
Öylece sana
Yokluğun
Gün batımında saklanan buruk bir veda
Biz iki farklı mevsime uyanan iki yürek
Sonbaharda dökülen sararmış yapraklarız
Rüzgârın savurduğu iki ölü kelebek
Dalgalarda kaybolan hiç kimsesiz taşlarız
Kimseler görmez bizi olsak da bir olmasak da
İnsan bazen bir dostun omuzuna yaslanamadan
Ansızın yenilir ya hayata
Ama yine de tutsaktır, tutsaktır yaşamaya…
Biz sahipsiz bir çiçeğin rüzgârla savrulması
Deniz ortasında kalan küreksiz sandallarız
Ne kadar çalınsa da açılmayan bir kapı
Unutulmuş bir yerde yazısız duvarlarız
Kimseler duymaz bizi olsak da bir olmasak da
İnsan bazen geçmişe dokunmak isterken
Elinden kayar ya zaman
Ama yine de tutmak ister, tutsaktır yaşamaya
Biz sonsuzluk çölünde su arayan yolcuyuz
Kurumuş eski bir nehrin sessizlik orucuyuz
Kışın ortasında açan çaresiz çiçekleriz
Açmadan solup giden ölü bir tomurcuğuz
Boş bir masada çürüyen son çiçek
Nasıl hasretse güneş ve suya
Ben de hasretim işte
Öylece sana
Yokluğun
Gün batımında saklanan buruk bir veda
Metin Aydın
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 23:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!