Dinle neyden hikâyet,
Kamışlıktan kopanda;
Ayrılıktan şikâyet...
Yalan değil, kıyamet.
Bir kuru kamış idim,
Köküm ile tutundum,
Aslım nedir, unuttum;
Hamdım, estağfurullah.
Neyzen, geldi ıraktan,
Kopardı kamışlıktan.
Buğz eyledim neyzene:
“Ne istersin şu daldan?”
Kim kökünden uzaktır,
Sürer kendi hükmünü.
Şu Neyzen’in ettiği
Zuldür, estağfurullah.
Dedi: “Aslın Hüdâ’dır,
Madem Hüdâ Ehad’dır.
Âlem ayan, murattır.”
Sustum, elhamdülillâh.
Dokuz mevsim yol gittim,
Yedi sene demlendim.
Seyr-ü sülûk eyledim;
Piştim, elhamdülillâh.
Kırk yıl nârın harladı,
Nârla bağrım dağladı.
Neyzen’in nefesinde
Yandım, elhamdülillâh.
Neyzen ruhun üfledi,
Lodos etti poyrazı.
Hüseynî makamında
Estim, elhamdülillâh.
Hû nefesin giyindim,
Hüdâ deyu inledim.
Sırrı âyan eyledim;
Doğdum, elhamdülillâh.
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 02:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!