Çay bardağının dumanında özlem,
dibine hasreti çökermiş usulca.
Sıcaklığı ellerimi yakarken,
içtikçe serçeler üşürmüş.
Bir umuttu sadece benimkisi;
ince bir tül gibi dağılan,
rüzgârın bile tutamadığı.
O da öldü sessizce.
Gidenlerin ardından kalır;
kulağında sesi,
son gülüşü,
son bakışı...
Bir daha hiç tamamlanmayan
bir bıçak gibi
her gece saplanan.
"İyi misin?" demesini özlersin geceleri;
o seste saklı
bütün dünyayı.
Ama dilinin ucunda kalır her şey,
yutkunursun.
Yeşil alevli kandilin
siyah dumanı yapışır ciğerime.
Her zannediş çürütür içimi,
her belki bir yara,
her keşke bir zehir.
Ben yaşadıkça tükendim.
Adımlarımı
gecenin gölgesine sakladım.
Susarak,
gözyaşımı içime akıtarak,
varamadığım yarım kalışlarda
eridim.
Yeter artık...
Yoruldum.
Sen olduğun yerde kal.
Ben ise
olmadığım...
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 14:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!