girsem koynuna
kokunu alsam tenime
sarsam seni
sarılsam
bir fidan olsam
susma
susunca içime ayazı düşer
sesin değsin yüreğime
aklım karışır beşerim şaşar
alma sesini benden
Hayatımın kurucusu koca çınarım
Hem büyük hem ulu
Gölgende serinlediğim, hayat sularını içtiğim
Her rüzgarın esintisinde
Her parçada sen olup gelip burçlarına konduğum
sen benim
yüzüme düşen gülüşüm
hüzünlü yanımı güneşe verdiğim
gölgede dilsiz kalan yanımsın
kimselerin bilemediği
dibi yosun tutan denizlere varmaz yolum
sen dağlara çevirme yüzünü
can koy canın üstüne
yüreğe akan sevgiyi hisset
varsın sönsün ışıklar
sen geldiğin günden beri
bir başkalık var görünen her şeyin diğer yüzünde
dallarda ötüşen kuşların sesi
sana gelen mutluluk yoluna dizeler diziyor
Sen gidersen bendeki sen de gider
Gecem karanlık hep karanlık olur
Sen gidersen bize durmuş güllerim boyun büker
Senden kalan bize ait her şey yanmadan küle döner
Sen gidersen sözüm biter, ben biter
Sen gittiğinden beri kuşlar pencereme konmuyor
İçim bir nehir gibi gürül gürül çağlarken
Yanlış yerlerin yanlış yolcularıydık
Şaşkınlık durağındayım sevdiğim
Biz mi yanıldık yanılan zaman mıydı
yalnız senin durduğun yerlere geleceğim
gizlisi saklısı olmayan
ışık alevi almış ışığa duran yerlere
olduğu gibi yüreğimi sana vereceğim
bilsin herkes her şeyi
sana gelmeme yol bırak
sitemlerle sorgulama
kuşkularla bana varma
yüreğinin sesini dinle
masumiyet sadece yürekte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!