bütün
mevsimlere geç kalmış
yorgun bir yolcuyum
arkamda
Bilgenin yüreğinde ki sevda kendi dilinde gezer
Nasıl ki Anka kuşu,
Bilgi ağacının dallarında hükümdar
Nasıl damla denize düşünce olur inci
Nasıl deniz yavrularını saklar kendi sedefinde
Sende gel yatır sevdanı yüreğime
güvendim olması gerektiği gibi
çokta inandım
hep benimle yan yana kalacağız sandım
olmadı gittin işte
hem de hiç ardına bakmadan
bıraktığın enkaza yanmadan
hangi tarafından bakarsan bak
yalnızlığın kendisi
tek başına görülmez
benim içimdeki çocuktan haberi yok ki
bilmez yalnızlığımın cehennem dibini
hırpalanmış yüreğim
olur olmadık yerlerinden
oysa ne çok umut etmiştim
ne çok insana duran sevdalarım vardı
kalbimi çocuk sevincine çeviren
karanlık gecede
saçlarına aydığım güzel
ay ışığını yıldızlara sevdiren güzel
yüreğimde ki çiği ısıtan güzel
yüreğime can diye düşen güzel
ben sende
keşke olmasaydı böyle
dediğin an
yaşama yenik düşürdüğün
bir şeyler var
yapmadığın her neyse
içine pişmanlıktır serilen
sen benim içimde kalan yanımsın
güneşin ışığını yediremediği
kimselerin göremediği
kendimle söyleştiğim
sineme koyduğum
kimselere gösteremediğim yaramsın
gönlüm çalkantılı denizde bir sandal
ne yana gideceğini bilmeyen
küreği ve yelkeni kırık bir sandal
insan hiç alabora olmadan
nasıl tutabilir ki yitiğin eksiğini kucağında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!