Bu ömre bizi katalım.
Zaman yokuş olsa tene,
Hiç aldırmam tırmanırım.
Gözün yıldız olsa yine,
Hiç düşünmem tırmanırım.
Bu ömre yağsan, ıslatsan beni…
Sevginin yüreğe son vuruşu gibi
Duygularımın kanatlarındayım,
Üstelik bir tepeden, kuşbakışı bakarken,
Hayallerimin son durağındayım…
Bu ömürde sürgünüm yanımda yoksan…
Rüzgârın tenimde meltem oluyor.
Yüreğim ısınıyor sevgim banıyor.
Kördüğüm olmuş hayat çözülüyor.
Varlığıma hep sen doluyorsun, sevdam.
Bu yüreğim…
Sensizliğim acıyor yüreğimde,
Sevgim, pranga tutsağı tenimde,
Ruhumu saran, bakışların bende,
Ne yapsam bilmiyorum, kayboldum.
Bize hayat yeniden yazılsın…
Ruhum yine tutsak, senin gözlerinde,
Tenimde prangaların, sarar her yanımı,
Sevmeye müebbede, kalemim kırılmış,
Bir ömür senin aşkına, mahkûm edilmişim…
Biz kardeşiz, sırt sırta vermeliyiz…
Biz her millet gibi değiliz, bilesin…
Susarız sabrederiz, bir yere kadar.
Canımız yansa da, belli etmeyiz, bilesin.
Ama bıçak kemiğe, dayanana kadar…
Boğuluyorum nefessiz kalmışçasına
Aşka sevdamı adadım yürek dolusu.
Ruhuma mabet oldu gözlerinin karası.
Bir yol aradım sana doğru çıkmazlarımdan.
Hayat sen oldun tenime doldu yangınların.
Boşluğa hapsetti beni…
İçimdeki çıkmazın bir karanlık hikâye gibi
Seni sorduğumda yüreğime zayıf yanım diyor hep
Duygularım bir kanat kafesinde yükseliyor göğe
Yinede tenimde bir denge, mutlu yanım oluyorsun…
Boşluk tutsun elimi…
Yüreğimde dağlanan her yaramın,
Kanayan duygularında sen vardın.
Çilekeş ruhumda, aşkla dolaştın.
Müebbet yokluğunun, hükmündeydim.
Dağılsam tozlarıma…
Artık sorma gözlerime, seviyor musun diye?
Bu anlamsız soruya, kaç kere bandı gönlüm.
Yüreğini azık yapıp da, aşka saplandı ömrüm.
Kaç kez öldüm, yağmur tanesi gibi döküldüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!