Aşka düşemem…
Gözlerimde yaşlanır, bu ömrün her anı,
Çizgiler çizilip dağılır, tenime…
Aynalar suskun bir tiyatro sahnesi,
Baktıkça gam basar, ruhumun dört yanına.
Aşka kement atıyorum…
Bu akşam, yorgun tenimde saklandım.
Sesimde suskunluk, ruhumda yıkık bir adam vardı.
Gözlerime çalınan kızılın gök damlaları…
Ve yüreğimi kavuran aşkın kor yangınları…
Aşka sarılalım…
Anlatılmaz duyguların seliyim.
Bir sağanaktır tenimde hislerim.
Gönül bahçemin has gülü sevdiğim,
Göz bebeğinde kaybolmuş yüreğim.
Aşka yelken açsam da…
Sorma beni, görme beni…
İçimdeki yangınlardan çıkıp, küllerimde…
Savrulurken, rüzgarlara bırak beni,
Gökyüzüne her tanemde savur beni…
Anlamıyorsun…
Sen beni bırakıp, nereye gittin,
Yüreğim yalnızdı, neden terk ettin,
Sevgimi istismar, beni tükettin,
Al seni benden git, bir daha gelme…
Anılarımın nabzında atan…
Ben hangi zaman dilimindeyim.
Kaybolup yüreğimde, atmaz olmuşsun.
Bir ölüm yalnızlığını, ağırlarken gözlerim.
Anılarımın nabzında atan, kızıl şafak olmuşsun.
Anıları yaşarken de ömrümü de yaşarım…
Yaralı sevdam, yüreğimden vurgun yedim.
Artık dünya yerle bir olsa, aşk darmadağın,
Bir anlamı yok ki; ruhumda kalmadı hevesim.
Zaman vurgun olsa da, bu ömrümü dağlasın.
Ağacın kalbindeki hayat…
Yeşil olur ağaçların yaprağı,
Dalları da göçmen kuşun durağı,
Heybetlidir topraktaki ayağı,
Gözlerime dokunan gözleri var.
Adımların uzaklaşsın yüreğimin fermanı
Yumdum bulamazsın gözlerimi,
Sensizliği meskenim yaptım, giremezsin içeri.
İçimde öldü bizi anlatan o aşk.
Ruhumdan saldım seni…
Adımlarımda gölgelerin rengisin...
Görmesin bakışların, gözlerime bakarken,
Yüreğinde solsun aşk, sulasan da büyürken,
Gitmesin adımlarım, sana doğru yürürken,
Canımdaki heyecan, sussun artık durulsun...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!