Can ne yapsın yaşayamaz…
Kötü kader yakamı bırakmazsa hep, gelirse ardım sıra,
Yüreğime çağlayan olup, akarsa alnımdan aşağıya,
Tüm tene dokunur sıkıca, sararsa hele birde soğuğu,
Hayat ne yapsın tutamaz ki; can ne yapsın yaşayamaz…
Çık ortaya gün aysın…
Soğuk ekim sabahında, umutlarım titriyor.
Ruhumu ısıtan sevgin, yüreğimden düşüyor.
Yokluğunun zindanında, ömrüm hüküm giyiyor.
Geçen her günün ardından, duygularım sızlıyor.
Çingene dansı yapar yüreğim, aşkınla…
Gece susmuş ay mateme demleniyor.
Ruhuma havanın kasveti dökülüyor.
Nefes kadar yakın, bir ölüm kadar yalnız aşk…
Tenime sürdüğüm, kokunda geziniyor.
Çocuk bakışların büyümüş…
Ruhumdaki çocuğun, bahar mevsimisin,
Can katar tenime, çektiğim nefesin.
Aşk eker yüreğime, duygulu sözlerin.
Bir harman olur, bakışlarında yüreğim.
Çok fırtına atlattım
Su gibi aktı yıllar,
Sele kapıldım sandım.
Her aynaya baktığımda,
Biraz daha yıprandım.
Çok geç değilken buyur gel…
Nerden bileceksin beni, ben olamadın ki hiç…
Beni anlaman için bende kalıp,
Duygularımı tatman gerekiyordu oysa…
Hiç tattın mı, ruhumda saklı acılarımı içine çekip?
Çıplak gel yüreğinden…
Duygularım bir gece kadar karanlık…
Gözlerime yıldızın düşmedikçe,
Parlamaz aşka, yüreğim.
Bir yokluğun zifirinde yalnızım
Can çekişiyor sevgi ölümüne severken…
Rüzgâr küsüyor eserken gözlerinde bir damla yaş var
Tutmuyor yüreğimi alıp götürmüyor bu sefer kırgın
Aldığım her zaman yolu ömrümü çalıyor adım adım
Ve bilmediğim kayıplarda arıyorum kendimi bir anda…
Çağlayan nehir gibi…
Doldum, taşarım, dokunmayın bana,
Zaman işlemesin, kurmayın dura,
İçime sığmıyor, gündüzüm yara,
Zehir zemberek olmuş, hayat dargın.
Bu gece yıldızlar yanıyor bak…
Ellerimden, son kez tutsan ne olur.
O, kırların yamaçlarında dolaşırken…
Kaybolsak bir gün batımında, gözlerden
Sen ben olsak, bu akşam vaktinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!