Harlanmış bir ateş düşer de yüreklere,
Nice geceler...
Siner koyu bir sis,
Gökyüzünden kayıtsız sokaklara.
O geldiğinde...
Hiç bir sema temiz kalamaz ziyaretlerinde,
Kanlı, parçalanmış simalar, kopmuş başlar,
Keskin çığlıklar koparırlar gecelerce,
O geldiğinde...
O kanlı pençesini geçirdi mi camlara,
Yırtar kendine güvenin sahte perdesini,
Kan sıçrar rüyalara.
Cam bilyedir her bir yürek; çatlar çabucak,
Kırılır o dokundum mu ense kökünden.
O geldiğinde...
Katil bir balinadır o,
Bir köpekbalığı veya kızıl pirana,
İri dişlerinden kandan nehirler akan.
Çırpınır da kaçamaz kurbanları,
Kıskıvrak yakalanırlar esnek ağlarına.
O geldiğinde...
Kirlenir 7 kat gök, pislenir 8 kat yer,
Sarar inleyen geceyi kara bulutlar.
Bilinmez boyuttan bir şahin gelip
Keskin gagasıyla bir bahşiş alır.
Geriye sadece iki şey kalır.
Biri pişmanlığın zehir hecesi,
Biri ayrılığın katran gölgesi.
Bazen...
O gidince...
Karanlıklardan biri haykırır,
Birden sönüverir sokak lambası.
Yağmur başlayarak şimşekler çakar,
Yankılanıp durur pencerelerde.
Sade bir çift söz böler geceyi,
Anne! anneciğim ölme...
Kayıt Tarihi : 7.04.2026 04:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!