Gönül penceresinde seni bekledim durdum
Pervazlarına konan güvercinlere sordum
Sevgine aç gönlümü, hasretinle doyurdum
Umudumu kesmedim, belki gelir diyerek
Zâlim zûlm'ünden vazgeçmez ebedî, fırsat bulsa,
Dünyada zûlüm kalır mı?
Eğik başlar doğrulsa...
Zâlime dünya hizmetkâr olsa bile ne çıkar,
Bir yetimin, bir mazlûmun ahı cihânı yakar...
Uçmasını öğrenemedi gönlüm,
Salsamda gitmiyor mutluluklara.
Böyle mahzun olmayı sevdi gönlüm
Alıştı huzurlu yalnızlıklara...
ŞİİR GİBİ: gülüyorsun delikanlı,
Hiç söylenmemiş mısralar var gülüşünde.
Sert bir kayanın üzerinde biten bir nevruz çiçeği,
Karları yarıp çıkan beyaz bir kardelen gibisin...
Bulutlu ve soğuk bir günde,
Bulutların arasından arada bir göz kırpan güneş kadar sıcacık...
Beni tanımayanı ben hiç kaale almam
Osman Gazi, Oğuzdan beriye sorun bizi.
Tek elimle yıkarım, elense çekip dalmam
Pehlivan kime denir töreye sorun bizi.
Bir yanlızlık ağacı diktim gönül bahçeme
Gözyaşımla suladım, hüzün açtı dalları
Hal dilim tercümandır ammâ küskün lehçeme
Kimse bilmez içimde kopan fırtınaları...
Bir kuş gibi yüreğim, kanatları kırılmış
Şöyle bir durdum bugün, düşündüm hâlimizi
"Dünya nasıl taşıyor" dedim, vebâlimizi.
Sığamadık dünyaya, kâinat dar geliyor
Müslümanca yaşamak mü mine ar geliyor.
Yine mart ayı geldi, üşüyor iliklerim
Keş dağından dönecek bir yolcuyu beklerim.
Hâlâ mı erimedi ey keş dağı karların?
Yazık sana sebebi, oldun bahadırların.
Uzakta gibisin, yanıbaşımda
Ayrılık zamanı geldi mi yoksa.?
İçim ürperiyor her bakışında
Felek seni benden aldı mı yoksa.?
Nerde gözlerinde doğan yıldızlar
Uzakta gibisin, yanıbaşımda
Ayrılık zamanı geldi mi yoksa.?
İçim ürperiyor her bakışında
Felek seni benden aldı mı yoksa.?
Nerde gözlerinde doğan yıldızlar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!