Bir gariplik sarmış yurdu,
Eller eski eller değil.
Acı acı esti durdu;
Yeller eski yeller değil...
Şeytanın yoluna giden sana yâr olmaz evlat
Allah için seven dosttan büyük kâr olmaz evlat.
Süzmekle su temizlenmez pınar bozuksa baştan
Dar gününde kaçıyorsa vazgeç o arkadaştan
Yıllarca denizde kalsa damla su çıkmaz taştan
Gülüşün derde dermandır,
Emreyle, sözün fermandır,
Düştüm de çıkamıyorum;
Gözlerin hangi ummandır...
Gazze'de bir çocuk gördüm
Elinde taş ağlıyordu.
Şehit babasına bakıp
Için için eriyordu.
Vatanında vatanı yok
Zûlüm ayrım yapmıyor, öldürüyor canları Suluyor toprakları masumların kanları
Sanki dizi izliyor asrın müslümanları
Beterinde beteri yaşanır bölüm bölüm,
Uyanın!
Yetmedi mi, bunca kan, bunca zûlüm.?
Çaresiz bir derttir bu, kanayıp durur yaram
Garibin kapısını kimse çalmıyor usta.
Garipliğin üstüne türküler yakam duram
Kimse can-ı gönülden selâm salmıyor usta.
GECELER
Ne ağlama sesi, ne de kahkaha,
Ölüm kadar sessiz kara geceler...
Ne dost,ne arkadaş, ne bir akraba;
Gönlümde çaresiz yara geceler...
Gelin,kızlar gelmez olmuş tarlaya,
Orağı, dirgeni al da gidelim...
Gençler kaşık çalmaz olmuş herleye,
Geçmişe bir kapı bul da gidelim...
Hayat dalga dalga, gelgitler gibi,
Gelir sevindirir, giderken üzer...
Ölüm üstümüzde sarkıtlar gibi,
En son dem'e kadar, avını süzer...
GENÇLİĞİM
Ağıt yakıp ağlanacak haldesin
Bir ayağı topal olan gençliğim.
Oyun bitti, sen hala mı ebesin?
Aranmaktan bi"hal olan gençliğim.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!