Nuri Can Şiirleri - Şair Nuri Can

Nuri Can

Ben maviyi gözlerde aramışım
gökyüzüne inat
yeşili yazlarda
bahara inat

Beyazı kar tanesinde aramışım

Devamını Oku
Nuri Can

Ey ruhuma can katan sırlı güzellik
bir bahar dalının coşkusunda filizlenen
kirpikleri nemli bir sevda tomurcuğusun sen
en yüksek yerinde unututulmuş bir uçurumun

Ey uzak dağ başlarında açmayı bekleyen tomurcuk

Devamını Oku
Nuri Can

Geçip gitti üstümüzde mevsimler
baharlar tükendi yazlara kaldık
soldu anılarda kalan resimler
sevgiler hapsoldu nazlara kaldık

çöllere düşmüşüz bir aşk yüzünden

Devamını Oku
Nuri Can

SSen hiç ırmakların dilinden ağladın mı?
Almira
menekşe gözlü kız
çizdin mi sevdasını bulutlara rüzgarın
hayatın isyanına dokunup titredi mi yüreğin...
yedirdin mi yaban kuşlarına gözlerini çaresiz?

Devamını Oku
Nuri Can

İnsanlığa düşman olan
Dost seçtiği görülmüş mü?
Sevip sonra pişman olan
Of çektiği görülmüş mü?

Gül dalında nazlı çiçek

Devamını Oku
Nuri Can

Yönetici,İgili,Şair ve Gruplara Açık Mektup

Merhaba!
Yazın tarihimize belirleyici bir aşama kaydederek tüm zorluklara rağmen ağırlığını koymaya çalışan “ Antoloji.com” un uğraşılarında başarıya ulaşacak bir yön çizmesi ve bu amaçta ödün vermez bir yol tutması, sürekli çoğalan ve çoğalacak olan geniş okuyucu çevresinde olumlu bir hava yaratacağı inancındayım.´

Edebiyat sitesi olarak amatör şair ve yazıncıların şiir ve yazılarını sergileme fırsatı vermek, onları geleceğin şair ve yazarları arasına katmak için tüm iyi niyetle çalışıldığını biliyorum. Toplum içerisinde bulunan şiir ve yazın meraklıları arasında gerçek yazın severleri ve yılmadan mücadele ve emek verenleri seçmek zor olduğundan titiz ve dikkat gerekir. Yazdığını sergilemek, okutmak ve fikirlernini kabul ettirmek kuşkusuz güzel bir duygudur.

Devamını Oku
Nuri Can

Anı - Öyküler


Sevginin Gül Rengi

Ne zaman “bayram” dense

Devamını Oku
Nuri Can

Zaman olur,
bahar gelir Erzincan ovasına
rüzgar eser
savrulur saçları göklere salkım söğütlerin
açılır yaraları kalbimin

Devamını Oku
Nuri Can

Gittin aynalarda silindi yüzün
kalbimi ateşe yakışım ondan
içimde sızılar gözümde hüzün
böyle melûl-mahzun bakışım ondan

gittin ya yaprak döktü sevgi ağacı

Devamını Oku
Nuri Can

Biliyor musun iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum.

Derdim, kederim ne biliyor musun? ... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum.

Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.

Devamını Oku