Sancılanan düşlerim
Ben ismini içimde ki bütün azap kuşlarına ezberletirken,
Sen beni kendinden bile gizliyorsun.
Sancılı mısralar
Bu akşam rüzgar var bu şehirde
uzaklardan tanıdık bir kokuyu getirip saçıyor ortalığa,
genzimi yakarcasına.
Savaşın çocukları
Beynimizin arka odalarında yetişen zehirli bir çiçektir savaş!
Elleri barut kokan adamların, içlerinde birer şeytan..
Elleri çamurlu çocukların, gözlerinde yıkanmamış bir korku.. Elleri şefkat
kokan anaların, dillerinde acı bir feryat..
Ortadan ikiye bölünen babaların, yüreklerinde bir kalyon.. Ey tüm sahteliğiyle gerçek gibi duran hayal, çekil git!
Şehrin uzak mahallesinde, Martılardan önce çocuklar koşdu çöplüğe
Ah çocuklar mavi yüreklerinden vurulan çocuklar, rızık toplamaya koyuldular çöplük tarlasında!
Ramazan bir poşet ekmek buldu! Gözlerinde sevinçlerle sesine taşınan heyecan birlik oldu bir çığlık koptu tarlada Martılar korktu. "arkadaşlar ekmek buldum küflü taraflarını koparırsak işte size taptaze çıtır çıtır fırından yeni çıkmış gibi ekmek." Ve arkadaşları, başları eğik, bakışları donuk, suskun dilleriyle onay verdiler..
Hep birlikte tarladan çıkıp,
Kalabalığa Karışarak kayboldular hayatın adaletsiz yollarında..
Üzgünüm çocuklar üzgün olmanın yetersiz olduğunu bile bile üzgünüm.
Şehit düşen bir sevdaya
Bir ismin kaldı dudağımda,
Her harfi dağa yaslanır gibi:
Yücel…
Ne zaman adını ansam,
Şehrin İki Yüzü
Gündüz, şehir bir kervan gibi akar,
dükkanlar sabah dualarıyla açılır,
pazarlarda sesler üst üste biner,
Şehzade Mustafa’ya Ağıt
Ey murassa taçlı, ömrü baharda kesilen,
Ey kan kırmızısı güllerle örtülen.
Bir annenin gözyaşıyla yıkandı cihan,
Bir babanın emriyle yarım kaldı zaman.
SEN GİDİYORSUN YA SEVGİLİ
Sen gidiyorsun ya sevgili sükûnet firarisi masum telaşlarımı
Gözlerinde deme bıraktığım çocuk bakışlarımı
Süt kokulu bebek öpüşlerimi götürüyorsun.
Sen gidiyorsun ya yüreğimdeki küçük kızın saç bağını çözüyorsun dağılıyorum.
Sen Gülünce İçime Mezarlık Dolardı
Sen gülünce
sanki bir yaz matemini
yüzüne iliştiriyordun.
Bir kır çiçeği gibi solgun,




-
Kasım Akçay
-
Fulya Aras Koca
Tüm YorumlarDünyada bir tane Hayat Hanım olsaydı kahrı çekilirdi Nimet Hanım ,o kadar çekilmez hayat hanımlar var ki!
"Nedir şu hayattaki en büyük kazanım?" sorusunun benim için cevabı hep aynı olmuştur. Dost. Evet hayata olabilecek en büyük kazanım dosttur efendim. Canının yanına candaş olacak bir dost, ki böylesinin değeri bin ömre bedeldir. O dost ki haldaşındır, sırdaşındır, ruhunun ve dimağının doygunluğudur, ...