yılan elini ısırdı
bir ah demedi
ve
rosemary uyandı
kan yerine.
onun bir sihirbaz olduğuna karar verdi
onunla birlikteyken zaman belirli parametrelerini kaybetti.
her şeyin anlamını kendi merkezine çekiyor ve onu ışık ve renklerle dolu bir şekilde geri veriyor gibiydi. dünyayı yeniden yaratmasına, sıradan saatlerin nasıl vahşi ve gizemli hale gelmesine bayılıyordu.
ÜçHAZiran²bin2uç
Kuşun gün batımı kanadı değdi göle
Su çiçeklerinin usulca yüzünü öttü devasal yaprak
Ay ışığı kilisenin camlarından sızar,
renkli vitraylar kan gibi yere düşer.
Sessizlik, dua etmeyi unutmuş bir kalabalık
gibi çöker mermerin omuzlarına.
Bir anne oturur sonsuzluğun eşiğinde,
bir çotanağın içinde yedi fındıktık biz,
aynı dalın rüzgârında sallanan,
aynı yağmurla büyüyen,
aynı güneşe bakan...
birimizi kıra vurdu hayat,
o sabah güneş ışığı yavaşça pencereyi doldurdu
nadir bir bağbozumu
baharın son gününün soluk altın rengi
şafakta bile ince bir sıcaklık
yazların derin ritüellerinin
bir gece
toprak beni geri verdi
adımı hatırlamıyordum
ama kökler biliyordu
hangi karanlıktan geçtiğimi
hep yek karanlığın altında yürür gölgeler,
taş duvarlarda yankılanır unutulmuş geceler.
ay, paslı bir hançer gibi asılıdır ufukta,
rüzgâr eski isimleri fısıldar soğuklukta.
insan kalabalıktır, ama yalnızdır derinde,




-
Hikmet Yurdaer
-
Hasan Büyükkara
Tüm Yorumlarİçinizden gelen duygularınızı özgürce dizelere yansıtmışsınız. Sizi kutluyorum. 10 ANT. Saygı ve sevgi ile kalın.
Hikmet YURDAER
Ne anlattığını tam anladım dersem yalan olur..Anlatılan şeylerden hiç bir şey anlamadım dersem de yalan olur..kinayeleri ile ironileri ile şiirin arkasında zeki ve hayat dolu bir çehrenin durduğunu görebildiğimi söylemek isterim
..
şeklindeki daha evvelki görüşümü tekrar ediyorum çaresiz..