Karakuşili karakuşili
Sıkma başlı sıkma
Kara kuvvetleri kara
Yerleri süpürür ipekli etekleri
Karanlığın ağır - amerikan- kadife- perdeleri
Evlerinin yolları altın döşeli
Bir yağmur ertesiydi
Gökkuşağındandı
Sevdamız
Ah sen, o öpüşlerin yok mu?
Canlar yakan
Derdin nedir?
Ah! İki gözüm ağlıyorsun
Usul usul biçare
Ağla
Ağla
Gardiyan
Gardiyannn
Yedi gün yedi gece
Sen de; “bi ömür”
Ben diyeyim; “ dört gündür”
Dalında gün ve gün
Kapatıyorum gözlerimi karalara
Gücü gizil bir mavi
Dokuz canlı dokuz
Dokuz kere dokuz
Her anın tadı bir bende mevcut
'Ölüm Yaşayıştır Yaşayış, Fakat Gerçeği Örten Görüş, Tersine Çevirir Onu.”Mevlana
Doğru yalnızdır!
Al elma kütür kütür
Derin ısırıklar
Hani Dünya Kocamandı*
Sığamadık bir ceviz kabuğuna
…
Alaca karanlık bir ülkede
Silahsız bir kalpaklıyım ey sevgili
Ağıtlar yakmam boşa değil
Çiy tanesi düşmüş güzel dostlarıma




-
Mahir Odabaşı
-
Erdal Ceyhan
Tüm Yorumlartebrikler... başarılar
Sevgili Alaz,
Hep büyük şiirleri sen mi yazacaksın. Sonra bize ne kaldı. Bu şiirinde de dağ çiçeklerinden başladın, kent merkezlerine indin..İnsanın kalbine girdin. Neyse 'Umutsuzluk Yok..' Bu daha da güzel. Eline sağlık Nil usta..Gerçekten ustasın her hususta..