Asfalt yorgun, hüzünler sanki tanıdık geldi
Ses,öyle tanıdık ki hâlen unutulmuyor
En ağrıyan yerimden sandım,uzaklaştılar
Koca bir çıban gibi, üstüne yatılmıyor
Sessizlik gel dedi yollara düştüm
Asuman berraktı, coşarak geldim
Bir mavi gecede yellere düştüm
Hece rüzgârından taşarak geldim
Gökyüzü bu gece ağlıyor mu ne
Bana; ağıtları duyma diyorlar
Tezene, telleri dağlıyor mu ne
Kahırlı sazlara değme diyorlar
Dinlemedim...koştum bir bilmeceye
Malazgirt sesini nerde duyarsam
Semâyı, zırhlanıp kırıyor gece
Debdebeli sözü,kalkan sayarsam
Dilimde şahlanıp arıyor gece
Aklıma düşenler tarih sesi mi
Âleme gülşenken nasıl eğildim
Gül cemâlim öldü diye söyleyin
Gücüm yetmedi ki böyle değildim
Felek çarkı deldi diye söyleyin
Naif canım neden tez yaralandı?
Fenâ zaman içindeyim
Kendimi zor tutuyorum
Doğruluğun suçundayım
Dışa zehir atıyorum
Kimi hırsız kimi alçak
Hesabını yapmışım dünümün ve günümün
Pak düşüncelerimdir yansıması ünümün
Şiirimde edeptir ibresi şu yönümün
.........Mısralarımdayım ben "MEHMET ÂKİF" solurum
.........Türkçe'm sevdamdır benim,ona kurban olurum
Türk'ün dilini seven tek aşk Türkçe'dir
Sebep yokken vay der durur ya hani
Mânâlar del'eder dildeki sözü
Söz ehli değilsen sorar ya hani
Aral benim gölüm,Hazar da benim
Azizim..Asya'yı anlatacağım
Kırbaçlar şaklarken bu zâr da benim
Toynaklarda Alp'i, şanlatacağım
İsmini Türkçe'den alan Alp dağı
Geldim azizim...her tan ağırtısı
Söylediğimi çok görme diyorum
Vesselâm dediğim,söz bağırtısı
Dilimin yayını, germe diyorum
Ben,karlı zirveye bakıp yaşadım




-
Hasan Sancak
Tüm YorumlarHOCAM SİTEMİZ KAYIP OLDU...