Avuç içlerine usulca dualar bıraktım,
vefanı yoldaş,
fedakârlığını nefes bildim.
Babacanlığında,
o koca yüreğinde
kendime sessiz bir yer buldum.
Bazen düşünüyorum…
Bir insan,
varlığından neden rahatsız olur
yanı başındaki yol arkadaşının?
Neden şikâyet eder
kendisine yuva olan bir kalpten?
Çatısı olsun,
evlatlarının başını sokacak bir yuvası olsun diye
çabalayan bir yürekten…
“Gel,” demek istediğin yerde ,
“konuşalım…
Kırmadan, incitmeden,
yüreklice anlayalım birbirimizi.” dediğinde
neden hakaretler sana ok gibi savruluyor ..
neden diye rüyalarıma her çatışman ayan olur ki...
Ama bazı suskunlukların arasında
hep bir çocuk kalıyor. farkında mısın ?...
en masum emanet edilen size ...
Bir kız çocuğu mesela…
Kendi kendine konuşurken
duyulmayan…
“Anne ya…
Anne…”
annesine hasret kalan evlatın emanet değil miydi...
Ben duydum.
Belki sen duymadın,
belki görmedin.
Ama o küçük sesin
içimde bıraktığı sızıya
sessizce tanık oldum.
Ah dostum…
Belki de insan
en çok sevdiğinin sustuğu yerde
duyar onun acısını.
Benim ilk hissim de
hep bu oldu:
Sen sustun,
ben hissettim.
Sen yoruldun,
ben içimden bir dua daha bıraktım.
Çünkü bazı insanlar
hayatımıza yalnızca yol arkadaşı olmak için değil,
birbirine nefes olmak için gelir.
Ben seni
hep o nefes hakkından bildim.
Kayıt Tarihi : 26.08.2026 15:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!