Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • fantastik senfoni01.04.2007 - 19:03

    fikr-i sabit...

  • oha falan oldum yaniiii31.03.2007 - 08:29

    '...Swann bütün ihtimalleri mülahaza etmişti...Demek ki realite imkanlarla münasebeti olmayan bir şeydir,başımız üzerinde bulutlar hafif hafif dolaşırken yediğimiz bıçak darbesinden bile fazla bir şey değildir,çünkü şu: 'İki üç kere' sözleri kalbinde adeta haçvari bir yara izi bıraktı...Ne acayip şeydir,bu 'iki üç kere' sözlerinin,sadece birkaç sözün,havadan,uzaktan söylenmiş sözlerin sanki gerçekten dokunuyorlarmış gibi yüreği parçalayabilmesi,yutulan bir zehir gibi insanı hastalandırabilmesi! Swann,madam de Saint-Euverte'te işitmiş olduğu şu sözü,gayri iradi hatırladı:'Dönen ispiritizma masalarından sonra gördüğüm en mühim şey işte budur...' Duymakta olduğu bu ıstırap ummuş olduğuna hiç benzemiyordu...Yalnız kötülükte bu derece ileri gidebileceğini en kuşkulu saatlerinde bile nadiren tahmiş edebilmiş olduğu için değil,şunun için ki,bu iş tasavvur ettiği zaman dahi iphamlı,şüpheli,o 'belki iki üç kere' sözlerinden zuhur edivermiş tevahhuştan ari,ilk defa yakalanılan bir hastalık gibi,o nev'i şahsına münhasır zalimlikten muarra kalıyordu...Halbuki ona bütün bu elemi veren Odette,kendisi için daha az aziz değil,tam tersine,sanki ıstırap büyüdükçe müsekkinin de,yalnız bu kadının malik olduğu panzehirin de değeri çoğalıyormuş gibi,daha kıymetliydi...Daha ağır olduğu keşfedilivermiş bir hastalığın daha iyi tedavi edildiği gibi ona da daha çok ihtimam etmek istiyordu...'

  • kıskançlık ifadeleri30.03.2007 - 18:54

    -Because you're jealous of her...

    -Yes...I am...But in a way that you will never understand...

  • tarkovsky30.03.2007 - 07:41

    '...sinema diline getirilen bir yenilik herkesçe kullanılan,sıradan bir orta malına dönüşmeden önce,bir sanatçının dünyaya getirdiği kendi yorumunu ancak bu dil aracılığıyla olabildiğince kapsamlı yansıtabileceği,yalnızca bu dilin doğal ve yegane olanak olduğu kanıtlanmalı,yani her şeyden önce bu yenilik kendini kanıtlamalı...Bir sanatçı yalnız estetik kaygılarla yeni uygulama tarzları peşinden koşmaz...O,daha çok,yaratıcının gerçekliğe olan ilişkisini en uygun biçimlerde şekillendirecek araçları büyük acılara katlanma pahasına bulma derdindedir...'

  • müjde nur topu gibi bir çocuğunuz oldu30.03.2007 - 07:27

    'My Life' (1993)

    Bruce Joel Rubin

  • bir görüşte aşk29.03.2007 - 19:26

    '...Lakin,Alfred de Vigny'nin eskiden okumuş olduğu 'Bir Şairin Hatıra Defteri'nden şu cümleler kendisi için nasıl acı bir harikalar manası alıyordu: 'İnsan bir kadının aşkına giriftar olduğunu hissedince düşünmeli:bu kadının nasıl bir muhiti var? Mazisi ne idi? Hayatta bütün saadet buna dayanır...'

  • Cusco29.03.2007 - 19:04

    Erosion...

    Bu parça 'Mulholland Drive' filminin 'tema' müziğine çok benziyor,yeni farkettim...

    1993 yılında çıkan '2002' albümünden...Filmde o civarlarda gösterime girmişti...Yani 2002 yıllarında...

    Albümdeki şu parçaların isimleri de enteresan...


    'From a Higher Point...'

    'Unknown Paradise...'

  • Cusco29.03.2007 - 18:52

    Island Turtles...

  • müjde nur topu gibi bir çocuğunuz oldu29.03.2007 - 18:45

    '...Evet,bekar kalmış kimselere,günleri herkesten daha uzun,daha can sıkıcı ve daha boş bulan ve bütün saatlerin çoluk çocuk arasında bölünmeksızın hep birbiri üstüne yığıldığını hisseden kimsesiz,yalnız insanlara yakışır bir ihtiyarlık...'

  • fırat delibaş29.03.2007 - 14:07

    Léo Delibes...