Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • rashomon09.04.2007 - 23:56

    bknz: ekler

  • rashomon09.04.2007 - 23:55

    bknz: eklektizm

  • Edouard Manet09.04.2007 - 23:46

    A Bar at the Folies-Bergère...

  • film replikleri09.04.2007 - 16:29

    -Elini tuttum sıcacıktı,yüreği elindeymiş gibi...

  • misak-ı milli09.04.2007 - 06:56

    (devam)

    'Misak-ı Milli diye yola çıktığını ilân eden, her vesileyle Misak-ı Milli’den söz eden BMM üyelerinin bu kadarını kabullenmesi elbette kolay değildi...Lozan Konferansı’na gönderilen İsmet Paşa başkanlığındaki Türk delegasyonu, başta İngiliz heyet başkanı Lord Curzon olmak üzere, emperyalist delegasyonların dayatmaları karşısında bir varlık gösteremedi... BMM’nin heyete verdiği sınırlar, Adalar, Batı Trakya, Boğazlar, azınlıklar, kapitülasyonlar ve borçlarla ilgili, vb. talimatla, emperyalist cephenin talepleri arasında bir “uyum” ve “uzlaşma” mümkün olmadı... Bunun üzerine görüşmeler kesildi [4 Şubat 1923]...


    Mustafa Kemal 23 Nisan 1920’de kendini BMM başkanı seçtirmeyi başardığı tarihten itibaren, şahsi iktidarını güçlendirmek için sürekli mücadele etti... Tüm çabalarına rağmen BMM üzerinde tam hakimiyet kurmayı başaramadı... Daha Lozan’a gönderilecek heyetin seçiminde sorunlar çıksa da Mustafa Kemal, İsmet İnönü başkanlığında bir heyeti Meclise kabul ettirdi... Birinci tur Lozan görüşmelerinde dayatılan koşulları mevcut meclis kompozisyonunun kabul etmesi mümkün görünmüyordu... Lozan’da verilen tavizlere en şiddetli eleştirileri yönelten şahsiyetlerden biri olan Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey hunharca katledildi... Bununla BMM üyelerine gözdağı veriliyordu... Böylece itiraz edenlere bir mesaj verildi ama Mustafa Kemal bu kadarıyla yetinmeyerek, meclisi feshetti ve bir kaç kişi dışında muhaliflerin yeniden seçilmesi engellendi... Misak-ı Milli Mustafa Kemal ve dar ekibi için artık bir ayakbağı haline gelmişti... İsmet Paşa delegasyonuna ve Rauf Bey Hükümetine sert eleştiriler yönelten İzmit milletvekili Sırrı Bey’in Misak-ı Milli Beyannamesini bizzat kaleme alanlardan biri olduğunu hatırlatması üzerine Mustafa Kemal: “ Keşke yazmaya idiniz.Başımıza çok belalar koydunuz.” (7) dediği biliniyor... Lozan ‘barış görüşmeleri’ üzerinde Mecliste sert tartışmalar sürerken, söz alan Mustafa Kemal: “ Misak-ı Milli’nin ne olduğunu önce anlamalı, ondan [sonra] mütecavizlerin kimler olduğunu ortaya koymalı...Misak-ı Milli hiçbir zaman şu hat şu hat diye hiçbir zaman hudut çizmemiştir...O hududu çizen şey milletin menfaati ve Heyet-i Celile’nin iabet- hazarıdır.” demişti...Mustafa Kemal eleştirileri püskürtmek için hep sınırların belirsizliği argümanını kullanmayı yeğledi... Gerçekten de Misak-ı Milli’de açıkça belirlenmiş sınırlardan söz edilmiyordu...Beyannamenin birinci maddesindeki “ mütareke hattı haricinde ve dahilinde” ibaresi bu tür manipülasyonları kolaylaştırıyordu...Gerçekten de mesele sınır meselesi değil, “milletin menfaatiydi” milletten kastedilen de devletti, orada söz konusu olan kutsal devletin sahiplerinin menfaatiydi... Misak-ı Milli’ye dahil olan Musul savaşsız,çatışmasız İngilizlere bırakılmıştı ama hâlâ “Kerkük Türktür, Türk kalacak” türü nutuklar atılıyor...Misak-ı Milli’ye dahil olmayan Kıbrıs için ‘barış harekâtı’ düzenlenip adanın kuzeyi işgal ediliyor...'

  • alatriste09.04.2007 - 06:54

    vals triste...

  • zehirli sarmaşık09.04.2007 - 06:52

    unutulmaz intihar sahnesi...

  • kertenkelebek09.04.2007 - 06:51

    görümcek...

  • fıstıkçı şahap09.04.2007 - 06:49

    peçetek...

  • film replikleri08.04.2007 - 09:28

    -You're playing with fire...

    -At least it warms me...