Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • sen yine seni sev02.06.2007 - 06:19

    BWV 1001...

    Presto...

  • Andrey Arsenyeviç Tarkovski01.06.2007 - 15:59

    '...ama belki de avantgarddan ve deneyden söz etmeye başlayanlar sapı samandan ayıramayanlardır...Yeni estetik yapılar karşısında kafası karışanlardır...Bu gerçekten yeni şey içinde kendi yerini bir türlü bulamayanlardır...Ortaya kendilerine özgü ölçütler koyma becerisini gösteremeyerek her şeyi önce böyle bir kavram altında toparlayıp bir kenara atmaya çalışanlardır...Kim yanlış yolda olduğunu göstermek ister ki! Bir keresinde Pablo Picasso'ya sanatsal arayışı ile ilgili soru soranlar aldıkları cevap karşısında kimbilir ne komik duruma düşmüşlerdi...Picasso hiç hoşlanmadığı soruya açık ve net bir cevap vermekte gecikmemişti: 'Ben aramam,yalnızca bulurum! '

  • film replikleri01.06.2007 - 15:44

    -Çalkantılı duygusal halinle espri yaptın...Bu çok olumlu...

  • bir damla yaş bir gülümseyiş31.05.2007 - 20:04

    BWV 869...

    Füg...

  • gözlerdeki derinlik31.05.2007 - 19:56

    'Stagecoach' (1939)

    John Ford

  • dersu uzala31.05.2007 - 19:29

    ŞEHİR HARİCİ


    Üç dört seneden beri uzak kırlardaki çiftliğinde,arılar,inekler,keçiler ve tavuklardan müteşekkil dost bir hayvan çemberi ortasında yaşayan akil bir dostumu ziyarete gittim...

    Şehirden tamamen uzaklaşan bu dostu,ilk bakışta,tanımak müşkül oldu: Saçları vahşi bir inkişaf ile başını sarmış,rengi bakır kırmızılığı almış,dişleri uzamış,lehçesinde çetin sesler peyda olmuştu...Alnında ne hüzünden,ne neşeden eser kalmamıştı...Tabiat,dostumu temessül etmiş ve onu bir kaya parçasına döndürmüştü...

    Tabiatın insana yapacağı en büyük iyilik,şüphe yok ki,cismi böyle haşin bir zerre ve içindeki ruhu da böyle bir çelik külçesi haline getirmektir...Şehirlerin sarı derisini kırların kızıl derisine değişmedikçe,güneşin ve toprağın kardeşi olmak kabil mi?

    Derler ki: Aynı ağaçların,aynı tepelerin ve aynı semaların namütenahi bir tekerrüründen başka bir şey olmayan kır aleminin saadetleri,sırf şairane bir ibda eseridir...Filhakika yaşamak hünerindeki aczi yüzünden,şehirde mesut olamayan şair,Oktruva hududu haricinde bir cennet mevcut olabileceğini zannetmiş ve başkalarını da buna inandırmak için,asırlardan beri manzum sözün telkin kudretinden isti'ane etmiştir...Bu itibarla şairin kırı,olsa olsa kolay süt,ekmek,peynir ve bal temin eden bir çiftlik olabilir...

    Fakat kır,hakiki kır,sert toprakla sert insanın boğuştuğu alemdir...

  • boxing helena / helena'yı sarmak31.05.2007 - 19:04

    bknz: durup durup seni sarsam,sarsam diyorum

  • 119.Sone31.05.2007 - 17:43

    nocturnes...

  • Muhayyile30.05.2007 - 22:18

    '...onun için ben,yemeğe başlanıldığı ve benim çekilip gitme saatim yaklaştığı vakit o gizli ve kısa buseden kendi başıma ne kadar fayda çıkarmak mümkünse çıkarmaya ahdediyordum ve modeli,uzun pozlar vermek istemeyen bir ressamın paletini önceden hazırlayışı ve icabederse modelsiz de çalışabilmek için birtakım notlar alışı,bazı krokileri hatırasına güvenerek ezberden çizişi gibi ben de,annemin yanağı üstünde dudaklarımı konduracağım noktayı gözlerimle tasarlıyor ve bu zihni buse başlangıcı sayesinde,bütün aklımı ve muhayyilemi,annemin,kendi yanağında benim dudaklarımı hissedeceği ana vakfetmeğe hazırlıyordum...'

  • kült film30.05.2007 - 20:20

    'Koroshi no rakuin' (1967)

    Seijun Suzuki