'-İnsan tabiattan bile bıkıyor...İnanmazsın bütün bu manzaraları gülünç bulurum...Bize vaktiyle öğretmişler ki,dağ,dere,tepe,deniz,mehtap güzel şeylerdir...Bu telkin altında,kendimize bunları güzel göstermeye çalışıyoruz...Bana öyle geliyor ki,güzel hakkındaki telakkilerimiz biraz tekamüle muhtaçtır...Artık basmakalıp manzaralardan hoşlanmıyorum...İçimde herşeye,tabiata,sanata,kadına karşı bir tiksinme var...Galiba yaşamaktan pek yorulmuşum...'
Ahımı hicranımı sakladım gizli tuttum Gönlümü yıllar yılı hayalinle avuttum O gençlik günlerimiz dönmez asla geriye Yazık ki dönse bile o sevdayı unuttum...
Ayrılık ümitlerin ötesinde bir şehir Ne bir kuş ne bir haber ne de bir selam gelir Çaresiz seslenişler beyhude bekleyişler Bir teselli yerine hüzünlü akşam gelir...
'...gece uyuyamadı...Yatağının içinde,sancılı bir adam gibi dönüp durdu...Muhayyilesi,adeta başkalarının inhisarında,kalabalık bir meydan...Orada,birçok insanlar,tıpkı rüyalarda görülen baygın gölgeler gibi kımıldıyor,yürüyor,sıçrıyor,koşuşuyorlar...Kulağında sesler var...Bütün o insanların lakırdılarını,konuşuşlarını,haykırışlarını,kolunda ılık tenli bir taze kadın vücudunun ağırlığını duyuyor,bütün havassında,yakın ve uzak hadiselerin tesirleri,taze duruyordu...'
'Baraka' (1992)
Ron Fricke
'-İnsan tabiattan bile bıkıyor...İnanmazsın bütün bu manzaraları gülünç bulurum...Bize vaktiyle öğretmişler ki,dağ,dere,tepe,deniz,mehtap güzel şeylerdir...Bu telkin altında,kendimize bunları güzel göstermeye çalışıyoruz...Bana öyle geliyor ki,güzel hakkındaki telakkilerimiz biraz tekamüle muhtaçtır...Artık basmakalıp manzaralardan hoşlanmıyorum...İçimde herşeye,tabiata,sanata,kadına karşı bir tiksinme var...Galiba yaşamaktan pek yorulmuşum...'
Op.25...
No.7
Ahımı hicranımı sakladım gizli tuttum
Gönlümü yıllar yılı hayalinle avuttum
O gençlik günlerimiz dönmez asla geriye
Yazık ki dönse bile o sevdayı unuttum...
'Devir devir şekil değiştiren iki mahluk vardır: İpekböceği ile dalkavuk...'
Op.10...
No.4...
BWV 938...
Ayrılık ümitlerin ötesinde bir şehir
Ne bir kuş ne bir haber ne de bir selam gelir
Çaresiz seslenişler beyhude bekleyişler
Bir teselli yerine hüzünlü akşam gelir...
'...gece uyuyamadı...Yatağının içinde,sancılı bir adam gibi dönüp durdu...Muhayyilesi,adeta başkalarının inhisarında,kalabalık bir meydan...Orada,birçok insanlar,tıpkı rüyalarda görülen baygın gölgeler gibi kımıldıyor,yürüyor,sıçrıyor,koşuşuyorlar...Kulağında sesler var...Bütün o insanların lakırdılarını,konuşuşlarını,haykırışlarını,kolunda ılık tenli bir taze kadın vücudunun ağırlığını duyuyor,bütün havassında,yakın ve uzak hadiselerin tesirleri,taze duruyordu...'
'...genç kadın bunları dinledi,dinledi ve ağlamamak için güldü...'