o horoza ki işkence etmeyiniz o sabahları namaza uyandırır
bu hadismiş
ezan okunmuş saat olmuş 11:00 namazlar kılınmış insanlar üzgün gazeteler bir yana bir ibibik horozu türküsü varmış kimmiş peki şarkıcı olsun ama resmi mi o dönemde resim var mı akıl bunu alır mı tek ezan okuyan kimmiş atatürk de bi kere okutmuş bunu her peygamber bilir mi yoksa herkes tanık mı dönmüş bana kitabı yok elinde diye
...
RESUL DİYECEKMİŞ ? !!!
Diyemezsiniz yani yalan olması bir yana karışık Onu da geç :neden kendisi demiyor
"Bir erkeğin, özellikle de bir askerin korkak olması demek, adeta uygarlıktan yoksun olmasıyla aynıdır. Çünkü bu adam vatansızdır." demektir. Böyleleri korkaklık suçuyla cezalandırılırlar.
Allah'ın boyası! Allah'tan daha iyi boyası olan kim olabilir? Biz, yalnızca O'na kulluk edenlerdeniz. -
yani kıyamet borusu öttü zannedip demin ne dedi diye bana soranlardan bunu dünyanın kötülüğüne dalanlardan bilenlerden akrabaların zulmünden akranlarının sataşmasından işlerinin bereketinin kaçmasından yasaklanmış işlere bulaşmandan her türlü şerden korumuştur seni Allah buna da bütün dünya üstüne yürümesin diye resimleri alet etmemiştir
"Bir erkeğin, özellikle de bir askerin korkak olması demek, adeta uygarlıktan yoksun olmasıyla aynıdır. Çünkü bu adam vatansızdır." demektir. Böyleleri korkaklık suçuyla cezalandırılırlar.
Ümeyme bnt. Rukayka anlatıyor: “Ensardan bir grup kadınla Hz. Peygamber’e (sav) biat etmek üzere gelmiştim. Dedik ki, ‘Ey Allah’ın Resûlü! Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacağımıza, hırsızlık yapmayacağımıza, zina etmeyeceğimize, kendi uydurduğumuz bir iftira ile hiç kimseyi suçlamayacağımıza ve dinin emirleri konusunda sana karşı gelmeyeceğimize dair sana biat (bağlılık yemini) ediyoruz.’...”
1929 yılında Atatürk, Yalova kaplıcalarına giderken yolda sığır güden küçük bir çocukla karşılaşır. Çocuğun adı Mustafa’dır.
Atatürk, küçük adaşıyla sohbete başlar ve ona sorular sorar. Çocuk, Atatürk’ün kim olduğunu bilmeden ona büyük bir özgüven ve zeka ile cevaplar verir.
Atatürk ona, “Sen okuma yazma bilir misin?” diye sorar. Çocuk, “Bilmem ama öğrenmek isterim,” der. Atatürk, çocuğun bu azminden ve pratik zekasından çok etkilenir. Yanındakilere dönerek, “İşte Türk köylüsü böyle yüksek zekadadır,” der.
Atatürk, Mustafa’yı İstanbul’a getirtir, bakımını üstlenir ve okutur. Sığırtmaç Mustafa, daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nde başarılı bir subay (Binbaşı) olarak görev yapar.
Bu anı, Atatürk’ün sadece bir lider değil, aynı zamanda fırsat eşitliğine inanan bir eğitim gönüllüsü olduğunu kanıtlar.
Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.
o horoza ki işkence etmeyiniz o sabahları namaza uyandırır
bu hadismiş
ezan okunmuş
saat olmuş 11:00
namazlar kılınmış
insanlar üzgün
gazeteler bir yana
bir ibibik horozu türküsü varmış
kimmiş peki şarkıcı
olsun ama resmi mi
o dönemde resim var mı
akıl bunu alır mı
tek ezan okuyan kimmiş
atatürk de bi kere okutmuş
bunu her peygamber bilir mi
yoksa herkes tanık mı
dönmüş
bana kitabı yok elinde diye
...
RESUL DİYECEKMİŞ ? !!!
Diyemezsiniz yani
yalan olması bir yana karışık
Onu da geç :neden kendisi demiyor
neden bana desin
Bütün ibadetler Allah'a değil mi?
Toplumda bunlar oluyormuş
ben de evimde kitabımı okuyormuşum
Sen şimdi hangi horozdan bahsetmiş oldun ?
"Bir erkeğin, özellikle de bir askerin korkak olması demek, adeta uygarlıktan yoksun olmasıyla aynıdır. Çünkü bu adam vatansızdır." demektir. Böyleleri korkaklık suçuyla cezalandırılırlar.
M. Kemâl Atatürk
BURASI EZAN DA OKUNAN BİR ÜLKE
siz haksız insan görüyor musunuz
Ben göremiyorum.
bütün bunların üstüne de "filmleri sirk gibi oynatsın" dediler
bir de dizildiler karşıma suretleri oynadılar
bu kadar aşağılık olmaz normal insan
HAKSIZ KİMSE GÖREMİYORUM.
Allah'ın boyası! Allah'tan daha iyi boyası olan kim olabilir? Biz, yalnızca O'na kulluk edenlerdeniz. -
yani kıyamet borusu öttü zannedip demin ne dedi diye bana soranlardan
bunu dünyanın kötülüğüne dalanlardan bilenlerden
akrabaların zulmünden
akranlarının sataşmasından
işlerinin bereketinin kaçmasından
yasaklanmış işlere bulaşmandan
her türlü şerden korumuştur seni
Allah
buna da bütün dünya üstüne yürümesin diye resimleri alet etmemiştir
ama sen resule resul diyemezsen
hangi öğüt işe yarayacak
Bütün öğütlere bu oluyormuş !
Neden*
NEDEN Bİ DUA EDEMİYORSUNUZ SİZ?
"Bir erkeğin, özellikle de bir askerin korkak olması demek, adeta uygarlıktan yoksun olmasıyla aynıdır. Çünkü bu adam vatansızdır." demektir. Böyleleri korkaklık suçuyla cezalandırılırlar.
M. Kemâl Atatürk
https://www.youtube.com/shorts/_B1MwoHMXaw
bunu okumuş oldunuz her nedenle
Allah kabul etsin.
https://www.youtube.com/shorts/V6oBxB1_F-g
onlarmış
Ümeyme bnt. Rukayka anlatıyor:
“Ensardan bir grup kadınla Hz. Peygamber’e (sav) biat etmek üzere
gelmiştim. Dedik ki, ‘Ey Allah’ın Resûlü! Allah’a hiçbir şeyi ortak
koşmayacağımıza, hırsızlık yapmayacağımıza, zina etmeyeceğimize,
kendi uydurduğumuz bir iftira ile hiç kimseyi suçlamayacağımıza ve
dinin emirleri konusunda sana karşı gelmeyeceğimize dair sana biat
(bağlılık yemini) ediyoruz.’...”
Türk köylüsü yüksek zekâlıdır.
M.Kemâl Atatürk
1929 yılında Atatürk, Yalova kaplıcalarına giderken yolda sığır güden küçük bir çocukla karşılaşır. Çocuğun adı Mustafa’dır.
Atatürk, küçük adaşıyla sohbete başlar ve ona sorular sorar. Çocuk, Atatürk’ün kim olduğunu bilmeden ona büyük bir özgüven ve zeka ile cevaplar verir.
Atatürk ona, “Sen okuma yazma bilir misin?” diye sorar. Çocuk, “Bilmem ama öğrenmek isterim,” der. Atatürk, çocuğun bu azminden ve pratik zekasından çok etkilenir. Yanındakilere dönerek, “İşte Türk köylüsü böyle yüksek zekadadır,” der.
Atatürk, Mustafa’yı İstanbul’a getirtir, bakımını üstlenir ve okutur. Sığırtmaç Mustafa, daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nde başarılı bir subay (Binbaşı) olarak görev yapar.
Bu anı, Atatürk’ün sadece bir lider değil, aynı zamanda fırsat eşitliğine inanan bir eğitim gönüllüsü olduğunu kanıtlar.
Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.
Mustafa Kemal Atatürk