Medeniyet kavramının yerelleşmesi medeniyet kavramının özüne aykırıdır. Medeniyet kavramı doğu batı ayrımını reddetmekle başlar. Tüm dünyadan sorumlu olmak. işte bütün mesele bu. Bütün dünyaya ait hissetmek. Yalnızca yaşadığı coğrafyaya değil. kendini tüm insanlığın bir parçası olarak algılamak. Medeniyet taşralılığa alternatif olarak geliştirilmiştir. Bütüncüldür özü itibariyle. Farklı olanı tanımlamak fakat kabullenmek önemlidir.
Yalnızlık yükünü tek başına sırtlanır insan. Bir başkasına yükleyemez bunu! Paylaşamaz da kimseyle! Kalabalıkların, hatta en sevilenlerin içinde bile hisseder bu ağırlığı. Bu akıl bu bedende durdukça durur yalnızlık. Ebedidir. Aklın ve gücün yan etkisidir adeta. Kazananları kayba götüren, sevinenleri hüzne boğan bir tür dengeleyici gibidir bir taraftan da!
Ne almaman gereken sorumlulukları alacak kadar apTAl ol, ne de alman gereken sorumluluklardan kaçınacak kadar korkak ol! ortası dengeli bir cesaret, yiğitliktir. (Aristoteles)
Bilgi verenlerin içinde kendinden geçip aynı zamanda akıl da verenlere çok şahit oldum ama akıl verenlerin içinde aynı zamanda bilgi sahibi olanına çok az rastladım.
Mao ekinlere zarar veriyor diye serçelerin avlanmasını emretmiş. Tüm Çinliler serçeleri öldürmeye başlamış. Ardından büyük bir kıtlık başlamış. Mao’nun niyeti elbette ki ekosisteme zarar vermek ya da doğa felaketi yaratmak değildi. Hatta onun iyi niyetli olduğunu düşünenler de vardı Çin’de. Sadece bu salakça düşüncesi zarar vermişti dünyaya. Ne demişler: Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
İnsan kendiNİ kutsal gördü asırlarca. Kendini evrenin merkezine koydu. Dolayısıyla her bir insan teki yalanı hep dışsal nedenlere bağladı. ‘’Kötülük benden değil dışarıdandır!’’ anlayışı tüm benliklerde yer etti!
Önyargıyı sınamaya tabi tutmadan yargıya dönüştürdüğümüzde hak ihlali yapmış oluruz. Her yargı doğası gereği bir önyargıdan köken alır. Önemli olan akıl süzgecinden geçirmektir. (Immanuel Kant)
İnsan sadece iyi bir yaşamı elde etmek değil, o elde ettiği iyi yaşamı güvence altına almak, bu konudaki istikrarı sürdürmek ister. Bu güvenlik sorunu insanın temel sorunlarından biri olagelmiştir. Dünya, herkesin herkesle savaş halinde olduğu bir yerdir. (Thomas Hobbes)
Medeniyet kavramının yerelleşmesi medeniyet kavramının özüne aykırıdır. Medeniyet kavramı doğu batı ayrımını reddetmekle başlar. Tüm dünyadan sorumlu olmak. işte bütün mesele bu. Bütün dünyaya ait hissetmek. Yalnızca yaşadığı coğrafyaya değil. kendini tüm insanlığın bir parçası olarak algılamak. Medeniyet taşralılığa alternatif olarak geliştirilmiştir. Bütüncüldür özü itibariyle. Farklı olanı tanımlamak fakat kabullenmek önemlidir.
Kapitalizm yapısı gereği insanı çeşitli fakat sığ olana yönlendirmektedir. Dikkatli olmalı! Sade fakat derin olana yönelmelidir.
Yalnızlık yükünü tek başına sırtlanır insan. Bir başkasına yükleyemez bunu! Paylaşamaz da kimseyle! Kalabalıkların, hatta en sevilenlerin içinde bile hisseder bu ağırlığı. Bu akıl bu bedende durdukça durur yalnızlık. Ebedidir. Aklın ve gücün yan etkisidir adeta. Kazananları kayba götüren, sevinenleri hüzne boğan bir tür dengeleyici gibidir bir taraftan da!
Ne almaman gereken sorumlulukları alacak kadar apTAl ol, ne de alman gereken sorumluluklardan kaçınacak kadar korkak ol! ortası dengeli bir cesaret, yiğitliktir. (Aristoteles)
Bilgi verenlerin içinde kendinden geçip aynı zamanda akıl da verenlere çok şahit oldum ama akıl verenlerin içinde aynı zamanda bilgi sahibi olanına çok az rastladım.
Mao ekinlere zarar veriyor diye serçelerin avlanmasını emretmiş. Tüm Çinliler serçeleri öldürmeye başlamış. Ardından büyük bir kıtlık başlamış. Mao’nun niyeti elbette ki ekosisteme zarar vermek ya da doğa felaketi yaratmak değildi. Hatta onun iyi niyetli olduğunu düşünenler de vardı Çin’de. Sadece bu salakça düşüncesi zarar vermişti dünyaya. Ne demişler: Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
İnsan kendiNİ kutsal gördü asırlarca. Kendini evrenin merkezine koydu. Dolayısıyla her bir insan teki yalanı hep dışsal nedenlere bağladı. ‘’Kötülük benden değil dışarıdandır!’’ anlayışı tüm benliklerde yer etti!
Sorunları tek tek çözmek için kolları sıvayan birine dönüştüğünüzde değil, derinlerde neler olduğunu anladığınızda rahatlarsınız.
Önyargıyı sınamaya tabi tutmadan yargıya dönüştürdüğümüzde hak ihlali yapmış
oluruz. Her yargı doğası gereği bir önyargıdan köken alır. Önemli olan akıl süzgecinden geçirmektir. (Immanuel Kant)
İnsan sadece iyi bir yaşamı elde etmek değil, o elde ettiği iyi yaşamı güvence altına almak, bu konudaki istikrarı sürdürmek ister. Bu güvenlik sorunu insanın temel sorunlarından biri olagelmiştir. Dünya, herkesin herkesle savaş halinde olduğu bir yerdir. (Thomas Hobbes)